İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/5828 Karar: 2025/10747 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/5828 K.2025/10747

6. Ceza Dairesi 2024/5828 E. , 2025/10747 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3165 E., 2024/1341 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, yağmaya teşebbüs, tefecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, ek karar onama, onama 1. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında tefe

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/5828 E. , 2025/10747 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3165 E., 2024/1341 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, yağmaya teşebbüs, tefecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, ek karar onama, onama 1. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında tefe

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/5828 E. , 2025/10747 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3165 E., 2024/1341 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, yağmaya teşebbüs, tefecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, ek karar onama, onama 1. İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında tefecilik suçundan hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ıncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. 2. Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan ve sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, 3. Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2018/373 Esas, 2021/328 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ... hakkında; a. ... ve ...'e yönelik tefecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 43/1, 52/2-4, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 5 yıl 12 ay hapis ve 213.320,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, b. ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, c. ...'a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 35/1-2, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Sanık ... (1989 doğumlu) hakkında; a. ..., ..., ... ve ...'e yönelik tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/1, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 9 ay hapis ve 120.000,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, b. ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 53, 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, c. ...'a yönelik nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 35/1-2, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, 3.Sanık ... hakkında; a. ...'a yönelik tefecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis ve 200.000,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, b. ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, 53, 63. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. İstinaf 1. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2022/3165 Esas, 2024/1341 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.06.2024 tarihli ve 2022/3165 Esas, 2024/1341 Karar sayılı ek kararı ile Gelir İdaresi Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin reddine Karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi; Mahkûmiyet hükümlerinin gerekçesiz olduğu, ...'a yönelik yağma hükmüne ilişkin ...'ın soyut beyanı dışında, şüpheden uzak, somut, kesin delil bulunmadığı, çelişkilerin giderilmediği, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, tape kayıtlarının yağma suçuna delil olamayacağı, hukuka aykırı delil kapsamında olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması gerektiği, alt sınırdan hüküm kurulması gerektiği, beraat kararı verilmesi gerektiği, lehe hükümlerin üst hadden uygulanması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi; Beraat kararı verilmesi gerektiği, gerekçesiz karar verildiği, ..., ..., ..., ... yönelik tefecilik, ... ve İdrise yönelik yağma suçlarına ilişkin soyut beyanlar dışında, şüpheden uzak, somut, kesin delil bulunmadığı, çelişkilerin giderilmediği, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, tape kayıtlarının yağma suçuna delil olamayacağı, hukuka aykırı delil kapsamında olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması gerektiği, alt sınırdan hüküm kurulması gerektiği, beraat kararı verilmesi gerektiği, lehe hükümlerin üst hadden uygulanması gerektiği, sanık ...'un faizle para aldığına ilişkin iddiasının olmadığı, tanık ...'nin duyuma dayalı bilgisinin bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinin tartışılması gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, yağma olarak değerlendirilmesi durumunda teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafii Temyiz İstemi; Tefecilik ve yağma suçlarından beraat kararı verilmesi gerektiği, gerekçesiz karar verildiği, ..., ...'e yönelik tefecilik ve yağma suçlarına ilişkin soyut beyanlar dışında, şüpheden uzak, somut, kesin delil bulunmadığı, çelişkilerin giderilmediği, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, tape kayıtlarının yağma suçuna delil olamayacağı, hukuka aykırı delil kapsamında olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanması gerektiği, alt sınırdan hüküm kurulması gerektiği, beraat kararı verilmesi gerektiği, lehe hükümlerin üst hadden uygulanması gerektiği, sanık ...'un faizle para aldığına ilişkin iddiasının olmadığı, tanık Abdulgani'nin duyuma dayalı bilgisinin bulunduğu, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinin tartışılması gerektiği, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, yağma olarak değerlendirilmesi durumunda teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. 4. Gelir İdaresi Başkanlığı, Ek Karara Karşı Temyiz İstemi; Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı arasındaki protokol gereği gelir idaresi başkanlığı adına başkanlık hukuk bürosunun davaları takip ettiği, Adana valiliği defterdarlık muhakemat müdürlüğü yapılan tebligatın iade edildiği, Adana vergi dairesine tebliğ yapılmamıştır, dosyadan haberdar olmadığından katılma talebinde bulunulamamıştır, tefecilik suçu yönünden üst sınırdan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2018/373Esas, 2021/328 Karar sayılı dosyasında temyiz dışı sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik tefecilik suçundan verilen mahkûmiyet, nitelikli yağma suçundan beraat, temyiz dışı sanık ... hakkında şikâyetçi ...'a yönelik tefecilik ve yağma suçlarından mahkûmiyet kararlarına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2022/3165 Esas, 2024/1341 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçelerle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin kanuna aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. .......... Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 30.04.2024 tarihli ve 2022/3165 Esas, 2024/1341 Karar sayılı bozma kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin tüm sanıklar yönünden bir bütün halinde değerlendirilmesi sonucunda temyiz dışı sanıklar yönünden anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde temyiz dışı sanıklar hakkında hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR 1. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Verilen Karar Yönünden; Ön inceleme bölümünün ilk paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.06.2024 tarihli ve 2022/3165 Esas, 2024/1341 Karar sayılı Ek Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden; Usulüne uygun tebliğe rağmen kamu davasına katılmayan ve katılma talebinde de bulunmayan Gelir İdaresi Başkanlığı vekilinin bu durumda kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.06.2024 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, Gelir İdaresi Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, 3. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan ve Sanıklar ... ile ... Hakkında Tefecilik Suçundan Verilen Kararlar Yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, diğer yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla