İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/604 K.2025/11516

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz…

Esas2024/604Karar2025/11516Tarih17 Aralık 2025Okuma12 dk · 2.496 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2024/604 E., 2025/11516 K.

Karar tarihi
17 Aralık 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2023/2259 E., 2023/2580 K
Suçlar
Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Hükümler
İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname görüşü
Ret, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

Karar Detayı

2.496 kelime·12 dk okuma·3 bölüm

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk derece Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli ve 2022/189 Esas, 2023/199 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, c, h maddesi uyarınca 11 yıl hapis cezası, 5237 sayılı Kanun'un 109/2,3-a,b, 53, 63... . maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,

sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a,c,h, 62. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası, 5237 sayılı Kanun'un 109/2,3-a,b, 62, 53... . maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. B. İstinaf Antalya Bölge Adliye Mahkemesi

8. Ceza Dairesinin 05.10.2023 tarihli ve 2023/2259 Esas, 2023/2580 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragraflar ile yargılama giderlerine ilişkin ibare hükümden çıkartılmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun sabit olmadığı, unsurları oluşmadığı, fiilin işlendiğini gösterir kesin şüpheden uzak delil elde edilmediği, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık ...

Müdafinin Temyiz İstemi Kararın eksik inceleme sonucu verilmiş olup usul ve yasaya aykırı olduğu, soyut deliller dışında sanığın atılı suçları işlediğine dair dosyada hiçbir somut delil olmadığı, hükmün sanığın beraat etmesi yönünde bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe A. Sanıklar Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Temyiz Talebinin İncelenmesinde.

5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen;“İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı belirlenmiştir. B.

Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Verilen Hükümler Yönünden Temyiz Talebinin İncelenmesinde. Kasıt, suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektir. Kural olarak her suçun zorunlu ögesidir. Yağma suçunda kasıt hem cebir veya tehdit hem de malın alınmasını kapsamalıdır. Failin malın başkasına ait olduğunu bilmesi ve bunu faydalanmak amacıyla zor kullanarak almayı istemesi manevi unsurdur.

(Benzer görüşler için bkz. Artuç age I s. 244 ,Gökçen vd. Age s.118, Özgenç Genel Hükümler age s. 246, Koca/Üzülmez Genel Hükümler age I s. 139, Artuk/Gökcen vd. Genel Hükümler age s.396, Şahbaz age s.145, Gökcan/Artuç TCK Şerhi age s.333, Koca/Üzülmez Özel Hükümler age I s.601) Kasıt; suçun maddi unsurlarını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi olarak tanımlanmıştır.

Fail, hareketinin kanuni tipi gerçekleştireceğini bilmesi ve istemesi hâlinde doğrudan kastla hareket etmiş olacaktır. Gerekçede de açıkça belirtildiği gibi, kişi ile işlediği suçun maddî unsurları arasındaki psikolojik bağı ifade etmektedir. Suçun kanuni tanımındaki maddî unsurların bilerek ve sonuçlarının istenerek gerçekleştirilmesi, kastın varlığı için zorunludur. İsteme, kişinin iç dünyasında gerçekleşen bir durumdur.

Bu nedenle kastı belirlerken failin sözlerinden ziyade, olay öncesi davranışları, olay sırasındaki hareketleri, sözleri ve olay sonrasındaki davranışları, hareketleri yani dışa vuran tavırları değerlendirilerek sonuç çıkarmak gerekecektir. Sadece nihai harekete bakmak hatalı sonuçlara götürebilir ise de hareket öncesi hareket sırası ve sonrası, olayın gerçekleştirme şekli gibi dışa yansıyan eylemler hep birlikte değerlendirildiğinde kastın varlığının tespit edilmesi gerekir.

(Benzer görüşleri için bkz. Gökçek/Artuç age s.5371) Dairemizin yerleşik uygulamaları da bu yöndedir. Mesela, Yargıtay 6. CD'nin 2015/1001 E.- 2015/40834 K. sayılı, "... Failin iç dünyasını ilgilendiren kast; failin olay öncesi iç dünyasını, olay sırası veya olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenebilir. Sanığı harekete geçiren etken saik, psişik olgunun irade aşamasıdır... Suçun işlendiği sırada failin öngörü ve irade ile hareket etmiş olması yeterlidir.

Failin iç dünyasını ilgilendiren kastın niteliğinin belirlenebilmesi için dış dünyaya yansıyan davranışlardan hareketle sonuç çıkarmak olanaklıdır. Bu bağlamda failin olay öncesi, olay sırasında ve olay sonrası davranışları kastın belirlenmesinde ölçü alınır. ....” şeklindeki kararı ile bu kabulü açıkça göstermiştir.

Yağma suçu için bu durumu genel kast kabul edecek olursak, failin cebirle veya tehditle başkasına ait taşınır bir malı isteyerek alması veya teslimini sağlaması gerekir. Ancak bu tek başına yetmez, ayrıca faydalanma amacının da bulunması gerekir.

(Benzer görüşler için bkz. Hafızoğulları/Özen age s. 363, Artuç age s. 344, Gökçen/Artuç age s. 5369) Hırsızlık suçunda, başkasına ait taşınır malı faydalanmak amacıyla zilyedin rızası olmadan almak, suçun manevi unsuru iken yağma suçunda, rızası olmama unsurunun yerine rızanın zorla alınması geçmektedir. ... sağlanarak daha doğrusu teslimi veya geri alınmasını engellemek için cebir veya tehdit kullanmak istemesi ve malın teslimini sağlamak için cebir veya tehdide (zor) başvurmalıdır.

Almadaki amaç faydalanma olmalıdır. Eğer fail faydalanma kastı ile değil de başka bir kastla mesela zarar verme amacıyla hareket etmiş ise eylem yağma değil mala zarar verme suçunu oluşturacaktır. (Centel/Zafer/Çakmut age s. 304, Toroslu Özel Kısım age I s. 147, Artuç age I s. 245) Yargıtay 6. Ceza Dairesi, benzer hususları belirlemiş ve ayrıca "faydalanma kastının" aranması gerektiğini yine çok açık olarak göstermiştir.

Ayrıca birçok kararında faydalanma kastı son derece dar yorumlanmış, "mal edinme" veya "sahiplenme yani kullanma" yada "ekonomik yarar sağlama" şartlarını aramış, onun haricindeki eylemleri "faydalanma olarak" kabul etmeyen çok sayıda karar vermiştir. Mesela Yargıtay

6. CD'nin 2015/8292 E. ve 2017/4019 K. sayılı;”... telefonunu alıp oldukça kısa sayılan bir süre içerisinde kullanmadan aynen iade ettiği dikkate alındığında sanığın faydalanma amacıyla mağdurun malını aldığından bahsedilemeyeceği gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması...Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA ...” Yine Yargıtay

6. CD'nin 2015/1001 E. ve 2015/40834 K. Sayılı; ”... hiçbir şey söylemeden mesaj çekmesini engellemek ve katılan M.'ye ulaşmak için elindeki telefonu çekip almak eylemlerinin, yağma kastı ile yapıldığını gösteren deliller karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, suçun hukuki vasfında yanılgı ile yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması...Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA..." Yine Yargıtay 6. CD'nin 2020/3086 E. Ve 2021/17299 K. Sayılı; "...

Sanık M.’nin eşi olan tanık M.’nin katılan S. tarafından cinsel taciz boyutuna ulaşacak derece rahatsız edildiği, tanık M.’yi ağlarken gören sanık M.M.’nun sebebini sorduğu ve tanığın katılanla arasında geçenleri sanığa anlattığı, sanık M.’nın tanığın eşi olan sanık M.’ye durumu anlattığı ve beraber katılanın iş yerine giderek ellerindeki demir sopalarla katılanı “yaşamını tehlikeye sokmayacak, vücutta kemik kırığı oluşturacak ve BTM ile giderilemeyecek şekilde” yaraladıkları, bu eylemleri hakkında nitelikli kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı,

sanıkların katılanın iş yerinden çıkarken içerisinde silah olabileceği ve katılanın arkadan kendilerini yaralayabileceği düşüncesi ile içerisinde katılana ait ruhsat, banka kartı, kredi kartı ve anahtar bulunan çantayı aldıkları, katılanın şikayeti üzerine ertesi gün emniyete giden sanıkların çantayı ve içindekileri polise teslim ettikleri, sanıkların kastının yağma olmadığı ve kendilerini korumak düşüncesi ile çantayı aldıkları anlaşılmakla üzerlerine atılı yağma suçu bakımından manevi unsur yokluğu nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmolunması...

Bozmayı gerektirmiş... BOZULMASINA..." şeklinde faydalanma kastının varlığını ve dar yorumlanmasına yönelik çok sayıda karar vermiştir. Kısaca dairemizin süregelen yerleşik uygulamalarında, faydalanma kastını "mal edinme" veya "sahiplenme yani kullanma" ya da "ekonomik yarar sağlama " olarak kabul etmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (Y.C.G.K) yerleşik içtihatlarında sanığa ceza verilmesi için şüpheye yer vermeyecek şekilde eylemi gerçekleştirdiğinin ispatı gerekecektir.

Bu ispat için öncelikle suçun işlenip işlenmediği sonra bir olayın kanuni unsurlarının belirlendiği şekilde işlenip işlenmediği ve son olarak da sabit olan bu suçun sanık tarafından işlenip işlenmediğinin tartışılması ve kesin olarak ispatı gerekir. Tüm aşamalarda da "şüpheden sanık yararlanır" kuralının uygulanması gerekir. YCGK 2017/6-1147 Esas, 2018/519 Karar sayılı ilamlarında "...

Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir.

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir..." şeklinde içtihatta bulunarak bu husus işaret etmişlerdir.

Yine YCGK'nın 2018/6-110 Esas, 465 Karar; 2016/6-1157 Esas, 2017/239 Karar sayılı ilamlarında da aynı hususlar teyit edilmektedir. Yani olayın oluşuna ilişkin şüpheli durum varsa burda da "şüpheden sanık yararlanır" kuralının uygulanması gerekecektir.

Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) madde 148 - “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. Madde gerekçesinde de “...Yağma suçunun tamamlanabilmesi için, kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır.

Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir...” şeklinde daha da açıklık getirmiştir. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalı ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun malın alındığını görmesi veya en azından sanığın mallarını almak istediğini anlaması veya bilmesi gerekir. Yağmada amaç malın alınmasıdır.

Bu amaca ulaşmak için araç hareketler ise cebir veya tehdit uygulanmasıdır. Failin mağdura yönelttiği cebir veya tehdidi, kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya zorlamak amacıyla gerçekleştirmiş olması gerekir. Aralarında amaçsal ilişki vardır. Cebir veya tehdit ile malın alınması veya verilmesi arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.

(Benzer görüşler için bkz. Gökçen ... vd Mal Varlığına Karşı Suçlar, Adalet, Ankara, 2018, s. 74; Özgenç İzzet, Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler 17. baskı, Seçkin, Ankara, 2021, s 168 vd; Tezcan/Erdem/Önok, s. 704. Koca/Üzülmez, TCK Genel Hükümler, Seçkin 9. Baskı, s. 583) Cebir veya tehdit kullanılması malın alınmasında araç olarak kullanılması yağma suçunun ayırıcı unsurudur. Dolayısıyla iki hareket arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.

Yani malın alınması kullanılan cebir veya tehdidin sonucu olmalıdır. kullanılan cebir veya tehdit mağduru malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılacak düzeyde olmalıdır. Teslim mecburiyeti yaratmayan cebir veya tehdit suçun oluşumu bakımından yeterli değildir.

Kullanılan zor ile malın alınması arasında nedensellik ilişkisi yoksa (sebep-sonuç) fail yağma suçundan cezalandırılmaz. (benzer görüşler için bkz. Özbek, /.../Bacaksız/Tepe, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler , 13. bası, Ankara, s. 657. Gökçek vd, s.88) Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır.

Yağmanın iki seçimlik hareketinden birisi olan cebir malın alınmasına yönelik olarak yapılması gerekir. Diğer suçlardan ayıran özelliklerinden birisi de budur. ... malı almaya yönelik değil de başka bir amaçla yapılıyorsa eylem yağma suçunu oluşturmaz. Mesela konut veya iş yerine girmek isteyen birine karşı konulması halinde mağdura yönelen cebir eylemi yağmaya dönüştürmez. Nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşur.

Bunun gibi bir mal almaya yönelik olmayan cebir eylemi yağmaya dönüştürmeyecektir. Mesela cinsel istismara karşı koyan mağdura uygulanan cebir de olduğu gibi. Bu gibi durumlarda yağma değil cebren cinsel saldırı suçları oluşacaktır. (Benzer görüşler için bkz. Artuç, Mal Varlığına Karşı Suçlar, Adalet, 2011, s. 231. Gökcan/Artuç, s. 5348) Doğrudan malı almaya yönelik olmayan zor eylemi yağmaya dönüştürmez.

Mesela başka nedenle kavga ettikten sonra giderken mağdurun mallarının alınması halinde yağma değil gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Cebir veya tehdidin cezasına ilave olarak hırsızlıktan ceza verilmelidir. Ancak bura da dikkat edilmesi gereken husus mağdurun malın alındığını görmemesi gerekir.

Eğer mağdur malın alındığını gördü ama az önce uğradığı saldırının etkisi ve korkusu ile kendisini savunamayacak durumda, direnci kırılmış olduğu için müdahale edemeyecek durumda ise artık yağma oluşacaktır. Yağma suçunun oluşabilmesi için, baştan beri yağma amacıyla hareket eden failin, eylemin başında veya ortasında cebir veya tehdit kullanmasının bir önemi bulunmamaktadır.

Önemli olan cebir veya tehdidi kullanmasıdır ve bu cebrin mal alma tamamlanmadan önce yapılması, malın bu cebir veya tehdidin etkisiyle alınmış olmasıdır. Kişinin kastı iç dünyasında meydana geldiğinden niyet okuyuculuk yapılamayacağından kastını tespit için dış dünyaya yansıyan, olay öncesi olay sırasında ve olay sonrasında gerçekleşen söz, davranış ve hareketlerin birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Tüm hususlar birlikte değerlendirilerek eylemin başlangıçtan itibaren malı almak amacıyla gerçekleştirildiği anlaşılıyorsa mağdurun malın alındığını görmesine bile gerek olmadan eylemi yağma olarak kabul etmek gerekir.

Ancak eylem başlangıçta malı almak için değil de başka bir nedenle başlamış ve mağdur cebir veya tehdide maruz kalmış direnci kırılmış ise bu takdirde malın alındığını görmesi en azından malın alınacağını bilmesi gerekir ki az önce uğradığı cebir veya tehdidin etkisiyle karşı koyamamış olsun ve yağma suçu yasal unsurları itibariyle oluşsun. Aksi takdirde cebir veya tehdidin etkisiyle malın tesliminden bahsedilemeyecektir.

Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, katılanın alınan beyanında sanık ... ve temyiz dışı sanık olan kız arkadaşı ... ile yaklaşık üç ay önce tanıştıkları, sanık ...'ın katılana "sen benim karıma neden mesaj atıyorsun" diyerek kıskançlık nedenli tartışıp kavga ettikleri, katılanın, sanık ...'ın yanına gelerek kelebek tarzı bıçağı boğazına dayayıp telefonunu istediği, katılan telefonunu vermeyince İphone 6 marka telefonunu ve cebinde bulunun 1000 TL sini zorla aldığı,

kendisi vermek istemeyince darp ettiği, sonrasında yine boğazına bıçak dayayıp "orospu evladı, seni burada öldürürüm, kimse bulamaz, evimi bastı bende öldürdüm derim, zaten karıma da mesaj attın, bu mesajları gösteririm" dediğini iddia ettiği, sanık ...'ın ise, anılan sebeple kavga çıktığı ve katılana vurduğu, ancak katılanın telefonunun alınması ile ilgili telefondaki mesajlara bakıp geri iade ettiğini ileri sürdüğü, katılanın işyeri arkadaşlarının da işyerine arkadaşlarıyla birlikte geldiklerinde aralarında herhangi bir tartışma ve gerginliğin olmadığı ve iddialar yönünde bir şey görmediklerini beyan ettikleri geldiği,

cep telefonu ile paranın zorla alımına ilişkin dosyada katılanın soyut beyanları dışında olayın sanıklar tarafından gerçekleştirildiğine dair başkaca bir delil bulunmadığı, sanıkların mal edinme yahut faydalanma kastı olmadığı, üzerlerine atılı yağma eylemini gerçekleştirdiklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunamadığından şüpheden sanık yararlanır ilkesi de nazara alınarak, sanıklar hakkında atılı nitelikli yağma suçundan beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

A. Sanıklar hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlar Yönünden. 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, B.Sanıklar hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Verilen Kararlar Yönünden.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi

SONUÇ / HÜKÜM

8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. Hukuki Süreç
  4. II. Temyiz
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2024/604
Karar No
2025/11516
Tarih
17 Aralık 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/564 K.2025/11456
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/558 K.2024/2005
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/553 K.2025/10141
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/450 K.2024/2407
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/431 K.2025/10076
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/418 K.2025/11074

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.