Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2024/718 E. , 2025/11951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2291 E., 2023/2470 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurula
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2024/718 E. , 2025/11951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2291 E., 2023/2470 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A.1 İlk Derece Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/430 Esas, 2019/533 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142/2-h, 53... . maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B.1 İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 06.10.2021 tarihli ve 2021/1532 Esas, 2021/2327 Karar sayılı ilamı ile sanıkların eylemlerinin birden fazla kişi ile birlikte işyerinde silahlı yağma suçunu oluşturacağı gözetilmeden yetersiz ve dosya içeriği ile uyuşmayan gerekçe ile yazılı şekilde nitelikli hırsızlık suçundan dolayı mahkûmiyetlerine karar verilmesi, sanık ...'nın adli sicil kaydında yer alan ve ceza süresi bakımından en ağır ilam niteliğindeki Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/1 47... /254 Karar sayılı,13.06.2017 tarihinde kesinleşen 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmemesi gerekçesiyle bozma kararı vermiştir. A.2 İlk Derece Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2021 tarihli ve 2021/614 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararı ile sanıklar haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c-d, 53... . maddeleri uyarınca 11 yıl hapis cezası cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B.2 İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 06.10.2023 tarihli ve 2021/391 Esas, 2021/545 Karar sayılı kararı ile, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... ve müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine; sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın cezalandırmasına yeterli somut delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın fiilinin yağma suçunu oluşturacak boyutta olmadığına, cezalandırmasına yeterli somut delil bulunmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2019 tarihli ve 2019/430 Esas, 2019/533 Karar sayılı dosyasında verilen nitelikli hırsızlık hükümlerine yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 06.10.2021 tarihli ve 2021/1532 Esas, 2021/2327 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, her ne kadar temyize konu somut olayda, sanıklar haklarında nitelikli hırsızlık suçundan verilen hükümler yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı sanıkların temyiz haklarını etkilememiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması........ Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi'nin 06.10.2021 tarihli ve 2021/1532 Esas, 2021/2327 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28.12.2021 tarihli ve 2021/614 Esas, 2023/89 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname gerekçesine aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.