KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2024/752 E., 2025/9906 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/791 E., 2023/2800 K.
- Suçtan zarar gören
- —
- Suç
- Tehdit
- Hüküm
- İlk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk derece
Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2017 tarihli ve 2016/60 Esas, 2017/113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 16.04.2018 tarihli ve 2017/1902 Esas, 2018/1247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar üzerine sanığın deneme süresi içinde yeni bir suç işlediğinden 5271 sayılı Kanun'un 231/11 maddesi gereğince hükmün açıklanmasına karar verilerek, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Suçtan Zarar Gören Katılan Kurum Vekilinin Temyiz İstemi Mahkûmiyet hükmünün alt sınırdan tayin edilmesinin vicdani kanaat yönünden hatalı olduğu, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiği, 5237 sayılı Türk Ceza kanunu'nun 62. madde uyarınca uygulanan 1/6 oranında indirimin doğru olmadığı, Avukatlık Kanunu gereği vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ancak kendisini vekil ile temsil ettiren katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekiğinin düşünülmemesi hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA,
Bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına "katılan Kurum'un kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, katılan Kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesi uyarınca takdir edilen 10.250,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Bakanlığa verilmesine" ibaresinin eklenmesi sureti ile hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2024/752, K. 2025/9906, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama