Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/1189 E. , 2025/4172 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5410 E., 2024/3395 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, hakaret, tehdit ve huzur ve sükunu bozma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, sanık ..
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/1189 E. , 2025/4172 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5410 E., 2024/3395 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, hakaret, tehdit ve huzur ve sükunu bozma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan ... vekili, sanık ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması I-Sanık Hakkında Hakaret, Tehdit Ve Huzur Ve Sükunu Bozma Suçları Yönünden Verilen Kararlara Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde, Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 uncu maddesi uyarınca REDDİNE, II- Sanık hakkında Nitelikli Yağma Suçuna Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesine Gelince ; 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 uncu maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafinin ve katılan vekilinin bu kapsamda olan temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafinin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak oy çokluğuyla HÜKÜMLERİNN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.04.2025 tarihinde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Katılan mağdurenin sanığın babası ile gayrı resmi yaşadığı dönem diliminde sanığın da ara sıra bu eve geldiği, dosyaya sunulan belgelerden sanık ile mağdure arasında yakınlaşmanın olduğu, mağdurenin sanığın babası ile ilişkisini sonlandırmasından sonra da sanığın mağdure ile görüşmek için ısrarlı olduğu, mağdurenin bunu istemediği, sanıktan kurtulmak için aile mahkemesine müracaat ettiği, sanık hakkında tedbir kararı verildiği, buna rağmen sanığın mağdureyi ısrarla takip ettiği ve suç tarihinde markete gelip burada bulunan mağdure ile konuşmak için marketten zorla çıkarmaya çalıştığı, mağdurenin direndiği, cep telefonu ile polisten yardım istediği, sanığın polisi aramasını engellemek için müştekinin telefonunu almaya çalıştığı, çalışanlarca dışarı çıkarılan sanığın bir süre dışarıda bekleyip polis gelmeden olay yerinden ayrıldığı, mağdurenin gelen polislere şikayetini bildirdiği, tutulan tutanakta saldırı, tehdit ve hakaret iddiasında bulunduğunun belirtildiği, tutanakta bir yağma iddiasından bahsedilmediği, mağdurenin polisteki ifadesinde tutanaktaki iddiasını genişleterek bu defa sanığın elinden cüzdanını ve telefonunu almaya çalıştığını, cüzdanını aldığını ancak geri aldığını belirttiği, 29.09.2024 tarihli ifadesinde ise bu defa cüzdanını ve telefonunu aldığını, telefonu sepete koyduğunu, cüzdanını açıp kimliğini çıkartmaya çalıştığını, telefonunu alıp Kades uygulamasına bastığını, polis gelince cüzdanını geri verdiğini iddia ederek iddasını daha da genişlettiği, tanık ...’in hazırlık aşamasında sanığın müştekinin cüzdanını almaya çalıştığını, duruşmada ise tam göremediğini cüzdanını veya telefonunu almaya çalıştığını belirttiği, sanığın polisi aramasını engellemek için telefonunu almaya çalıştığını, amacının dışarı çıkartarak hakkındaki şikâyetlerden vazgeçmesi için kendisi ile konuşmak olduğunu savunduğu, Mağdurenin ilk beyanının tanık beyanı, tutanak ve savunma ile daha uyumlu olduğu, görüntülerde de mağdurenin bir eşyasının alındığının görülmediği, bu hususun mahkemece de kabul edildiği, cüzdanını polis gelince geri aldığı iddiasının tutanak ve tanık bayanı ve görüntüler ile çelişkili olduğu, dosya kapsamından sanığın zorla da olsa mağdureyi dışarı çıkartıp konuşmak saiki ile eylemini gerçekleştirdiği, telefonu polis çağırmasını engellemek için almaya çalıştığı, dosya kapsamına göre cüzdanının alındığına veya alınmaya çalışıldığını dair kesin inandırıcı delililerin bulunmadığı, alınmaya çalışılanın cep telefonu olduğu, bu nedenle sanığın yağma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği, KABULE GÖRE İSE; Dosya kapsamından özellikle polis fezleke ve tutanağından sanığın polis gelinceye kadar beklemediğinin, kaçtığının, polisin telefonla çağırması üzerine karakola geldiğinin ve mağdurenin cüzdanının kendisinde olduğunun sabit olduğu, cüzdanının alınmaya çalışıldığı iddasının sabit olmadığı, alındığı kabul edilse de mağdurenin olay sırasında sanıktan kendisinin geri aldığını sıcağı sıcağına beyanında belirttiği, dosyadaki delillerin aksine mahkemece sanığın polis gelince cüzdanı geri verdiğinin kabul edilmesi halinde mağdurenin malı üzerindeki tasarruf imkanın ortadan kalkmadığı ve zilyetliği sona ermediğinden suçun teşebbüs aşamasında kaldığı görüşünde olduğumdan karara muhalif kalıyorum. 17.04.2025