Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/1413 E. , 2025/4545 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5593 E., 2025/92 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇLAR : Nitelikli Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TE
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/1413 E. , 2025/4545 K. "İçtihat Metni" İ S T İ N A F S O N R A S I T E M Y İ Z T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/5593 E., 2025/92 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇLAR : Nitelikli Yağma, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ... Müdafi Sanık ... Sanık ... Müdafi Sanık ... Müdafi Katılan ... Müdafi Katılan ... Müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I. Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 25.01.2025 tarihli, 2024/5593 Esas ve 2025/92 Karar sayılı kararının sanık ... müdafi tarafından sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılanlara Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerinin temyiz edilebileceği, sanıklar hakkındaki hükümlerin niteliği itibarıyla temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, katılanlar vekillerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, III. Sanıklar ... Hakkında Katılanlar ... ve ...'a Yönelik Nitelikli Yağma ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri, Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri ile Sanık ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, katılanlar vekillerinin temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; Sanıkların, isnat olunan suçu işlediğine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, olayda şüphenin söz konusu olduğu, şüpheden sanıkların yararlanması gerekeceği şeklindeki genel ceza hukuku ilkeside gözetilerek yerel mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) benti gereğince sanıkların beraatine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 25.01.2025 tarihli, 2024/5593 Esas ve 2025/92 Karar sayılı kararında katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, IV. Sanıklar ... ve ... Hakkında Katılan ...'a Yönelik Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Sanıklar Müdafiileri ile Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan ... vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılan hakkında düzenlenen adli rapor, katılan beyanları ve sanıkların savunmalarından sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. İleri sürülen iddia ve savunmanın toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosyadaki mevcut delillerin sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına elverişli olduğu anlaşıldığından diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin, 25.01.2025 tarihli, 2024/5593 Esas ve 2025/92 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... müdafiileri ile katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ayrı ayrı ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Küçükçekmece 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 28.04.2025 tarihinde karar verildi.