Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/162 E. , 2026/1157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/56 E., 2024/309 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli tehdit, tefecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edi
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/162 E. , 2026/1157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/56 E., 2024/309 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli tehdit, tefecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ... hakkında olay 2'de belirtilen şikayetçi ... ve ...'ya yönelik nitelikli yağma suçları bakımından bozma ilamı doğrultusunda denetime olanaklı hükümler kurulmadığı anlaşılmakla mahkemesince anılan hususta her zaman karar verilmesi olanaklı kabul edilmiştir. I- Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli tehdit suçundan, sanık ... hakkında ise tefecilik suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Sanıklar ... ve ...'a atılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 106/2-a, 43. maddelerinde tanımlanan nitelikli tehdit suçu ile sanık ...'e atılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun gerektirdiği cezaların türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1e ve 67/4 maddelerinde öngörülen 12 yıllık uzamış dava zamanaşımının, suç tarihleri olan 2010- -28.01.2011 günlerinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, belirtilen sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, II- Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından üç kez, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iki kez, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından üç kez, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan bir kez, sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan bir kez, kurulan hükümlerin incelenmesinde; Hükümlerin tefhim edildiği celsede duruşmaya gelmeyen sanıklar yerine hazır olan sanık müdafilerine son söz hakkı verilmediğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.02.2009 tarihli ve 2008/1-172 Esas, 2009/26 sayılı Kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, hükümden önceki son sözün sanık müdafiine verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine muhalefet edilerek savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafii ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 09.02.2026 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. KARŞI OY Sanıkların hakkında yağma suçundan verilen mahkûmiyet kararı son söz sanığın yokluğunda sanıklar müdafiine verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 216/3. maddesinde son sözün sanığa verileceği açıkça belirtildiği, sanıklar müdafiine bu hakkın vekaleten kullandırılacağına dair bir hükmün bulunmadığı, söz konusu ilam içeriğinde son olarak sanıklar müdafiinden mütalaya karşı diyeceklerini ve esas hakkındaki savunmasının sorulduğu ve sonrasında duruşmaya son verildiği anlaşılmakla, söz konusu kararın bozulmasına gerek olmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun 2 nolu bentteki bozma kararına muhalefet ediyorum.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Ağır ceza mahkemesinde nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli tehdit ve tefecilik suçlarından yargılanan çok sayıda sanık hakkında beraat ve mahkumiyet hükümleri kurulmuş, dosya taraflarca temyiz edilmiştir. 6. Ceza Dairesi, iki şikayetçiye yönelik nitelikli yağma bakımından bozma ilamı doğrultusunda denetime olanaklı hüküm kurulmadığını da saptayarak hükümleri iki grup halinde incelemiştir.
Hukuki İlke: Suç tarihleri 2010-2011 olan nitelikli tehdit (TCK 106/2-a, 43) ve tefecilik (TCK 241/1) suçlarında TCK 66/1-e ve 67/4'teki 12 yıllık uzamış dava zamanaşımı inceleme tarihine kadar dolmuşsa dava düşer. Ayrıca Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarihli ve 2008/1-172 Esas, 2009/26 sayılı kararında açıklandığı üzere, tefhim celsesinde sanık gelmemişse hükümden önceki son sözün hazır bulunan sanık müdafiine verilmesi gerekir; aksi CMK 216/3'e aykırılıkla savunma hakkını kısıtlar.
Uygulama Sonucu: Daire, tehdit ve tefecilik hükümlerini zamanaşımı nedeniyle bozup 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesindeki yetkiyle davaların CMK 223/8 uyarınca düşmesine; hürriyetten yoksun kılma ve yağma hükümlerini ise müdafilere son söz verilmemesi nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin oy çokluğuyla bozmuştur; karşı oy, CMK 216/3'te son sözün sanığa ait olduğu ve müdafie vekaleten kullandırılacağına dair hüküm bulunmadığı görüşündedir.
Dava Strateji Notu: Sanığın katılmadığı tefhim celsesinde müdafiye son söz verilip verilmediği tutanaktan mutlaka kontrol edilmelidir; bu usul eksikliği tek başına, esasa hiç girilmeden bozma sağlamaktadır. Karşı oyun varlığı ise bu içtihadın daire içinde dahi tartışmalı olduğunu gösterdiğinden, temyiz dilekçesinde CGK kararına açıkça dayanmak isabetli olur.