Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/2755 E. , 2026/1495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/114 E., 2025/119 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin h
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/2755 E. , 2026/1495 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/114 E., 2025/119 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın katılan ... vekili ve sanıkların müdafilerinin temyizi sonrasında, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.02.2024 tarihli, 2022/4311 esas ve 2024/1554 karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozma Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.02.2025 tarihli ve 2024/114 Esas ve 2025/119 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, d, h, 35/1, 62/1, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ...’e yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 149. maddesinde öngörülen nitelikli yağma suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alındığında esas hakkındaki mütalaaya karşı görüşü bulunmayan müdafii hazır edilerek karar verilmesi gerekirken, sanık ... müdafiinin yokluğunda karar verilmesi talepli mazeret dilekçesine binaen müdafii yokluğunda karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddeleri uyarınca sanığın savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Hükmün tefhim edildiği 21.02.2025 tarihli celsede duruşmaya gelmeyen sanıklar ... ve ... yerine hazır olan sanıklar müdafiine son söz hakkı verilmediğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17.02.2009 tarihli ve 2008/1-172 Esas, 2009/26 sayılı Kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, hükümden önceki son sözün sanık müdafiine verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak (1) nolu bozma nedeni bakımından oy birliğiyle, (2) nolu bozma nedeni bakımından oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,17.02.2026 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan verilen mahkûmiyet kararları, son söz sanıkların yokluğunda sanıklar müdafiine verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş ise de; Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 216/3. maddesinde son sözün sanığa verileceği açıkça belirtildiği, sanık müdafiine bu hakkın vekaleten kullandırılacağına dair bir hükmün bulunmadığı, söz konusu ilam içeriğinde son olarak sanık müdafiinden mütalaya karşı diyeceklerini ve esas hakkındaki savunmasının sorulduğu ve sonrasında duruşmaya son verildiği anlaşılmakla, söz konusu kararın bozulmasına gerek olmadığı düşüncesiyle sayın çoğunluğun (2) nolu bozma kararına muhalefet ediyorum.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan yürütülen yargılamada, Yargıtayın ilk bozması üzerine Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesi sanıkları 5237 sayılı Kanun'un 149/1-c, d, h, 35/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Ancak bir sanığın müdafii, esas hakkındaki mütalaaya karşı görüşü alınmadan mazeret dilekçesi üzerine yokluğunda karar verilmiş; hükmün tefhim edildiği celsede duruşmaya gelmeyen iki sanık yerine hazır bulunan müdafilerine de son söz hakkı tanınmamıştır.
Hukuki İlke: Nitelikli yağma gibi cezasının alt sınırı itibarıyla müdafi zorunluluğu doğuran suçlarda, esas hakkındaki mütalaaya karşı görüşü alınmamış müdafi hazır edilmeden hüküm kurulması 5237 sayılı Kanun'un 188/1 ve 289/1-e maddeleri kapsamında savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Ayrıca Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarihli ve 2008/1-172 Esas, 2009/26 sayılı kararı uyarınca, sanığın yokluğunda hüküm kurulacaksa hükümden önceki son söz hazır bulunan müdafiine verilmelidir; 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine bu yönden aykırılık da bozma nedenidir.
Uygulama Sonucu: Her iki usul aykırılığı nedeniyle, işin esasına girilmeksizin hükümler 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca bozulmuştur; ilk neden oy birliğiyle, son söz hakkına ilişkin ikinci neden ise bir üyenin, 216/3. maddedeki hakkın müdafi tarafından vekaleten kullanılamayacağı yönündeki karşı oyuyla oy çokluğuyla kabul edilmiştir.
Dava Strateji Notu: Ağır cezalık dosyalarda müdafiin mazeret dilekçesiyle karara muvafakat etmesi tehlikelidir; mütalaaya karşı savunma yapılmadan kurulan hüküm bozulmakta, ancak bu, müvekkil için aylarca ek yargılama demektir. Son celse tutanağında müdafiye son sözün verilip verilmediği temyizde mutlaka denetlenmelidir; karşı oyun gösterdiği gibi bu konu dairede dahi tartışmalı olduğundan güçlü bir bozma argümanıdır.