Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/3001 E. , 2025/8684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/895 E., 2025/36 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 02.12.2016 günlü ve 29906 sayılı Resmi Gaze
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/3001 E. , 2025/8684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/895 E., 2025/36 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 02.12.2016 günlü ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 36. maddesiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi değiştirilerek; “Direnme kararları, kararına direnden daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderir”... şeklindeki düzenleme karşısında, yerel mahkemece verilen direnme kararı üzerine dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede; Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 03.01.2022 tarihli ve 2021/2938 Esas, 2022/1 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 09.01.2024 tarihli ve 2023/62 Esas, 2024/10338Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararı üzerine dosya dairemize gönderilmekle yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere; "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve .... "in ...." olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir." Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak, sanığın savunmalarında üzerine atılı suçlara ilişkin suçlamayı ısrarla kabul etmemesi, şikâyetçi ve sanığın olay öncesinde arkadaş oldukları, mağdurun sanığı olay tarihi öncesinde yaklaşık iki yıldır tanıdığı, olay günü sanığın mağdurun evine gittiğini, yatıya kaldığını kabul ettiği ancak bu esnada yağma suçunu kimliği tespit edilemeyen şahıslarla fikir veya eylem birliği içerisinde işlediğine ilişkin mağdurun tahmine dayalı soyut iddiasının dışında bu iddiayı destekleyen başkaca bir delilin bulunmadığı anlaşılmakla, ''Şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gözetilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şeklide mahkumiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmuştur. Bu itibarla, Dairemizin 09.01.2024 tarihli ve 2023/62 Esas, 2024/10338 Karar sayılı bozma kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle, Dairemizin anılan kararına karşı Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22.01.2025 tarihli ve 2024/895 Esas, 2025/36 Karar sayılı direnme kararının REDDİ ile anılan direnme kararını incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 15.10.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. K A R Ş I O Y Sanık ve katılanın olay tarihinden 2 yıl önce tesadüfen tanıştıkları, katılanın sanığa maddi yardım da bulunduğu, son iki aydır sanığın katılanın evine daha sık gelip gittiği olay günü saat 20.00 sıralarında sanığın katılanın evine geldiği ve kızının doğum günü olduğunu söyleyerek kendisine biraz pasta ve çiğköfte getirdiği ancak katılanın şeker hastası olduğu için pastayı, tok olduğu için de çiğköfteyi yiyemeyeceğini söyleyince, bu kere sanığın nescafe yapmayı teklif ettiği, sanığın apartman giriş çıkışlarını gösteren bir kamera olup olmadığını sorduğu, katılanın apartmanın kamerası olmadığını ancak karşıda bulunan pidecinin kameralarının apartmanı gösterdiğini söylediği, sanık tarafından yapılan kahveyi içen katılanın üzerine bir ağırlık çöktüğü ve kendisini kötü hissetmeye başladığı, ayakta duramadığı ve uykuya daldığı, gece saat 23.00 sıralarında uyandığında sanığın televizyon seyrettiğini gördüğü, abdest alıp namaz kıldıktan sonra sanığa "sen gitmeyecekmisin" diye sorduğunu, sanığın cevap vermediği, bunun üzerine kendisininde "iyi kal ozaman" dediği, buna da cevap vermeyince bu ... "kalacaksan yatak açayım" deyince "gerek yok ben bu çekyatta yatarım." diyerek cevap verdiği, katılanın yatak hazırladığı, 5. katta bulunan evine çıkan merdivenlerin bulunduğu 4. kattaki demirli kapıyı kilitlediği, ayrıca evin dış kapısını da kilitlediği ve yattığı, sanığın ise gece 24.00 sıralarında karnının açıktığını, pijamalarıda yanında olmadığından, suça konu evden kilitli kapıları açarak çıktığını, 5-10 dakika kadar uzakta bulunan evine gittiğini, evinden pijamalarını aldığını ve Kuruçeşme meydanda bulunan simitçiye gittiğini oradan 2 simit aldığını daha sonra tekrar katılan ...'nın evine döndüğünü, yanındaki anahtarla demir kapıyı ve ayrıca daire kapısını kitlediğini ve yine katılanın bıraktığı gibi anahtarları kapının üzerine taktığını, mutfakta almış olduğu simitlerden yeyip sigara içtiğini ve daha sonra gidip yattığını, olay sırasında uykuda olduğundan herhangi bir ses duymadığını savunmuştur. Olay günü sanığın 01.14 sıralarında eve döndüğü saat 01.45 sıralarında apartmana üç şahsın girdiğinin kamera kayıtlarından görüldüğü ancak apartmanın cümle kapısının ya içerden otomata basılmaksızın yada özel anahtar olmadan açılmasının mümkün olmadığı, sanıklarında direk girmeleri karşısında apartman dış cümle kapısının içerden biri tarafından açıldığının anlaşıldığı katılanın evine giren üç failin katılanın ayaklarını ellerini daha sonra olay yerinde bulunan plastik kelepçeler ile bağlayıp ağzını kapattıkları bunun üzerine uyanan katılanın kolundaki burma bilezikleri almaya zorladıkları, katılanın mücadele ettiği, çığlık attığı, faillerle beraber yataktan yere düştükleri ve katılanın bağırması üzerine bir şey almadan 7 dakika kadar sonra koşarak apartman kapısından çıktıkları olay yerinde yapılan incelemelerde eve giren yağmacıların hiçbir şekilde kapı kilitlerini zorlamadığı, evin kapısının anahtarınında ev içindeki kısımda kapı üzerinde takılı olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan sanığın alışveriş yaptığını söylediği simitçiler .... ve ..... tanık olarak dinlenmiş belirtilen saatlerde hiç simit satışının olmadığını ve saat 23.00 ten sonra bir kadının gelip simit almadığını beyan etmişlerdir. Sanığın savunmasına göre sanığın yatağa yatması ile olayın meydana gelmesi arasında çok kısa bir zaman bulunduğu bu kadar kısa sürede aşağıdaki komşuları bile yataklarından kaldıracak kadar büyük bir gürültünün henüz yatağa yatan sanık tarafından yan odada meydana gelen bağırış çağırışın duyulmaması hayatın olağan akışına aykırıdır. Zira 4. katta oturan tanık ... üst kattan büyük bir eşya düşmesi ve inleme koşma sesi gediğini daha sonra bağırma sesi duyduğunu, kendisinin duymuş olduğu bu sesi katılanının evinde bulunan herhangi bir şahsın duymamasının mümkün olmadığını beyan etmesi, ve ayrıca aynı apartmanın 2. katında oturan tanık ....olay esnasında üst kattan büyük bir eşya düşmesi ve inleme sesi gibi bir ses duyduğunu gürültünün çok yüksek olduğunu, kısa sürdüğünü, bu esnada uyumakta olduğunu gürültü yüksek olduğu için kendisinin uyandığını, beyan ettiği öte yandan 15 dk. ileri olan kameraya kayıtlarına göre gece 01:39:27'de sanığın evden çıktığı 26 dakika sonra eve giriş yaptığı, 01:57:19'da eve döndüğü, bundan sonra pijamalarını giydiği mutfakta simit yediği, sigara içtiği ve daha sonra uyumaya gittiği göz önüne alındığında eve girişinden sadece 32 dakika sonra eve giren şahısların katılanın ayaklarını ellerini kelepçeleyip ağzını bağırmaması için kapattıkları, katılanın mücadele ettiği yataktan birlikten yere düştükleri, katılanın karanlıktan failleri teşhis edemediği bağırıp kaçan faillerin ardından odanın kapısını kitleyip 15-20 dakika yatakta oturduğunu, yerde koli bandını gördüğünü dışarı çıktığında televizyonun çalıştığını, mutfakta ışığın yandığını daire kapısının açık olduğunu merdiven boşluğundaki anahtarın ve daire kapısının anahtarınında üzerlerinde asılı olduğunu, mutfakta bir poşette simitlerin olduğunu beyan etmiştir. Olay bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın olay günü hazırladığı kahveyi içtikten sonra ayakta duramayacak hale geldiği sanıktan gitmeyecekmisin diyerek gitmesini istediği ancak gitmeyince peki kal bu gece diyerek kalmasını kabul ettiği ardından, sanığın geceleyecek kadar samimiyet duyduğu evden simit almak için çıktığını beyan ettiği, ancak simitçilerin alışverişi doğrulamadıkları, evden çıkıp geri geldikten sonra yarım simit yeyip sigara içip yattığı ancak televizyonu, kapatmadığı ve mutfak ışığını kapatmadığı eve girmesinden itibaren 32 dakika sonra olayın meydana geldiği yani 10-15 dakikalık bir uyku ile evdeki gürültüyü duymadığı oysa, 5. kattaki bu gürültünün 4. katta ve 2. komşuları bile uykularından uyandırdığı kilitli apartman cümle kapısının açılmış olmasının ancak içeriden yardım edilmesi ile mümkün olduğu daire dış kapısının arkasına takılı kilide rağmen açıldığı dışardaki demir kapının kilidinin üstünde durduğu (kilitlerde bir zorlamanın bulunmadığı) bu durumda sanığın en azından kapıları açan kişi olduğu yakalanamayan kişilerle birlikte fikir ve eylem birliği içinde suçu işlediği kanaati ile gece vakti, birden çok kişi ile, konutta yağma suçundan mahkûmiyeti gerekirken sanığın beraatine ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne muhalifiz.