Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/3078 E. , 2025/7804 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2016 E., 2025/1446 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hüküm
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/3078 E. , 2025/7804 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2016 E., 2025/1446 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi ve düzeltilerek esastan reddi kararları TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve, Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2025 tarihli ve 2024/299 Esas, 2025/46 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 53, 63... . maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, mahsuba ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.05.2025 tarihli ve 2025/2016 Esas, 2025/1446 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca, "5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği, bu hususun aynı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği gözetilmeden, sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanıp cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine karar verildikten sonra, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olmakla," "hükmün sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin "B" bendinin 7. fıkrasındaki; ''cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" cümlesinin hükümden çıkarılmasına,", karar verilmek suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, mağdurun motosikleti rızası ile verdiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, olayda cebir yahut tehdidin gerçekleşmediğine, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin somut delil bulunmadığından "Şüpheden sanık yararlanır." ilkesi uyarınca beraatine, kabule göre ise cezanın orantılı olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğuna, lehe indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurun sonradan değişen ifadesi dikkate alınmadan salt kolluk beyanına göre mahkûmiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçta kullanıldığı iddia edilen silahın ele geçmediğine, sanığın beraatine, kabule göre ise alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesisinin hukuka aykırı olduğuna, lehe indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu, mahkemece, "Sanıkların geçmişi bakımından adli sicil kaydının içeriği, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları bakımından pişmanlığını gösteren bir hâlinin bulunmaması hususları gözetilerek sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, " şeklinde gösterilen gerekçe ile dosya arasında yer alan sanıkların adli sicil kayıtları dikkate alındığında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmadığı anlaşıldığından, sanık ... ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında, sanık ... ile sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 22.09.2025 tarihinde karar verildi.