İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/3142 Karar: 2026/1529 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/3142 K.2026/1529)

6. Ceza Dairesi 2025/3142 E. , 2026/1529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/333 E., 2025/159 K. SUÇ : Hukuki Alacağın Tahsili Amacıyla Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin h

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/3142 E. , 2026/1529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/333 E., 2025/159 K. SUÇ : Hukuki Alacağın Tahsili Amacıyla Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin h

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/3142 E. , 2026/1529 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/333 E., 2025/159 K. SUÇ : Hukuki Alacağın Tahsili Amacıyla Tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hukuki alacağının tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanma hususunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2014 gün ve 2013/678-2014/98 sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 308. maddesindeki "kendiliğinden hak alma" suçuna benzer bağımsız bir suç tipine yer verilmemiş, onun yerine kanunda belirtilen bazı suçların bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde failin daha az ceza ile cezalandırılması öngörülmüş, bu bağlamda hırsızlık suçunda 144, yağma suçunda 150/1, dolandırıcılık suçunda 159, belgede sahtecilik suçunda 211. maddeler düzenlenmiştir. Buna göre, 765 sayılı Kanun'un 308. maddesinde adliye aleyhine işlenen bir suç olarak koruma altına alınan eylemlerin bir kısmı, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesiyle malvarlığına ilişkin bir suç haline dönüştürülmüştür. Bu düzenlemeye göre, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla cebir veya tehdit kullanılması halinde eylem yağma suçunu oluşturmakla birlikte, bu özel düzenleme nedeniyle fail kasten yaralama ve/veya tehdit suçundan cezalandırılacaktır. Böylece, hukuki ilişkiye dayanan bir alacağın tahsili amacıyla hareket edilmiş olması daha az ceza verilmesini gerektiren bir hal olarak kabul edilmiş, başka bir anlatımla failin saikine önem verilmiştir. Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp, hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Başka bir anlatımla, şekil şartına uyulmadan kurulan bu ilişkinin ilgili kanun hükümleri uyarınca Özel Hukuk alanında hukuki sonuç doğurmayacak olması, ceza hukuku alanında dikkate alınmasına engel olmayacaktır. Burada önemli olan şekil şartına uyulsun veya uyulmasın meşru bir hukuki ilişkinin bulunup bulunmadığı ve bu hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hareket edilip edilmediğidir. Bu genel anlatımdan sonra somut olay değerlendirildiğinde; Yerel Mahkemece; ''Olay tarihinde önce sanık ...'in, müşteki ...'nın amcası ...'in kardeşi olan ...'ya borç para verdiği, müşteki ...'nın da bu borca kefil olduğu, borcun ödenmemesi üzerine sanık ...'in müşteki ...'dan kefil olduğu bu borcu ödemesini istediği, müşteki ...'nın da borcu ödeyemeyeceğini söylediği bu nedenle olay tarihinden önce müşteki ... ile sanık arasında arasında alacak verecek meselesi yüzünden husumet bulunduğu, olay günü ise sanığın müşteki ...'yı arayarak "...'ın evindeyim, gel konuşalım" şeklinde söylemde bulunduğu, bunun üzerine müşteki ...'in, komşusu ve akrabası olan müşteki ...'ın ikametine doğru yaya ve yalnız olarak gittiği, müşteki ...'nın, müşteki ...'ın evine yaklaştığı sırada sanık ...'in müşteki ... olduğunu düşünerek müşteki ...'ın oğlu mağdur ... ...'a doğru "..." diye seslenerek silahla ateş ederek olay yerinden ayrıldığı hemen akabinde sanık ...'in müşteki ...'i arayarak müşteki ...'ya "sen kefeni hazırla, seni öldürecem", "seni gebertecektim, yanlışlıkla çocuğa sıktım" dediği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen dava konusu olayda; yerel mahkemece sanığın eyleminin hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla silahla tehdit " suçunu oluşturduğu kabul edilmiş ise de; Mağdurun aşamalarda beyanlarında sanığa borcu olmadığını beyan etmiş olması, borca kefil olduğuna dair bir beyanının bulunmamış olması sanığın ise savunmalarında mağdurun amcası ... isimli şahsın kardeşi olan ...'ya 100.000 TL borç para verdiğini, bu borca ...'in de kefil olduğunu ifade etmiş olması karşısında sanık ile mağdur arasında hukuki bir ilişki bulunup bulunmadığının tespiti bakımından mağdur duruşmaya çağrılıp dinlenilerek, amcasının sanığa olan borcuna kefil olup olmadığının kendisinden sorulup açıklattırılması, mağdurun amcası olan ...'in, yine kardeşi olan .... isimli şahsın... kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek tanık olarak beyanlarına başvurulması, sanık ile mağdur arasında hukuki bir ilişki bulunup bulunmadığı hususunda etraflıca araştırma yapılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 18.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla