Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/320 E. , 2025/2296 K. "İçtihat Metni" HÜKÜMLÜ MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Hükümlü hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğ
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/320 E. , 2025/2296 K. "İçtihat Metni" HÜKÜMLÜ MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret Hükümlü hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 35/2. maddesi ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddeleri gereğince mahkemenin ek kararın hükümlüye tebliği gerekli olduğu halde tebliğ edilmemesi sebebiyle temyizin öğrenmeyle başladığı ve süresinde olduğu kabul edilmiş bu sebeple tebliğnamede red isteyen görüş benimsenmemiştir. Yoklukta verilen gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmediği savunularak temyiz talebi ile birlikte talep edilen eski hale getirme hususunda karar verme yetkisinin 5271 sayılı Kanun'un 42/l. maddesine göre hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu gözetilmeksizin, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 23.05.2024 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler kurulunun takdirine göre; kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasanın 61. maddesi gereğince, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. 5237 sayılı yasanın 149. maddesi birinci fıkrasının birden çok bendinin ihlal edilmesi sebebiyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, infaz aşamasında hükümlü lehine uygulamaların kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.