İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/322 Karar: 2025/3102 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/322 K.2025/3102

6. Ceza Dairesi 2025/322 E. , 2025/3102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3738 E., 2024/2451 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I.Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kı

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/322 E. , 2025/3102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3738 E., 2024/2451 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I.Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kı

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/322 E. , 2025/3102 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/3738 E., 2024/2451 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I.Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık ... hakkında kurulan nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ... müdafinin temyiz isteminin hükmün esasına ilişkin olmayıp vekalet ücreti ile sınırlı olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebebe yönelik olarak yapılan incelemede; Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükümlerde, herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir. Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 02.10.2024 tarihli ve 2024/3738 Esas, 2024/2451 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, III.Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288 nci maddesinin, ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin, "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usûle ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafiilerinin temyiz dilekçesinde belirttiği sebebe yönelik olarak yapılan incelemede; Hükmün tefhim edildiği 05.06.2024 tarihli Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 14.03.2019 tarihli ve 2015/7862 Esas, 2019/3103 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere celsede duruşmaya gelmeyen sanık ... yerine hazır olan sanık müdafiine son söz hakkı verilmediğinin anlaşılması karşısında; Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 17/02/2009 tarihli ve 2008/1-172 Esas, 2009/26 sayılı Kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, hükümden önceki son sözün sanık ... müdafine verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 216/3. maddesine muhalefet edilerek savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ..., ... müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ... müdafinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, Oy birliğiyle, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından birden fazla sanık hakkında kurulan mahkûmiyet ile bir sanık hakkındaki beraat hükümlerine yönelik istinaf başvuruları Kayseri BAM 4. Ceza Dairesince esastan reddedilmiştir. Temyiz aşamasında, hükmün tefhim edildiği celsede duruşmaya gelmeyen bir sanık yerine hazır bulunan müdafiine son söz hakkı verilmediği tespit edilmiştir.

Hukuki İlke: Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 tarihli ve 2008/1-172 Esas, 2009/26 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere hükümden önceki son sözün hazır bulunan sanık müdafiine verilmesi zorunludur; CMK 216/3'e aykırılık savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur ve diğer yönler incelenmeden bozma nedenidir. Ayrıca beş yıl ve altındaki hapis cezalarına ilişkin esastan ret kararları CMK 286/2-a gereği temyize kapalıdır.

Uygulama Sonucu: 6. Ceza Dairesi, hürriyetten yoksun kılma hükümlerine yönelik temyizleri ceza miktarı nedeniyle CMK 298/1 gereği reddetmiş; beraat hükümlerine yönelik vekalet ücreti temyizini esastan reddedip onamış; nitelikli yağma hükümlerini ise son söz hakkı verilmemesi nedeniyle CMK 216/3'e muhalefetten Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuş, tahliye talebini reddetmiştir.

Dava Strateji Notu: Duruşma tutanakları temyiz öncesi satır satır taranmalıdır; son celsede sanık yokken hazır müdafie son sözün verilmemesi gibi usul ihlalleri, esasa dair hiçbir tartışmaya girilmeden yağma gibi ağır suçlarda dahi bozma sağlar ve savunmaya yeni bir yargılama turu kazandırır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla