Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/3716 E. , 2025/11409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1084 E., 2024/3448 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/3716 E. , 2025/11409 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1084 E., 2024/3448 K. SUÇ : Kamu malına zarar verme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli ve 2023/536 Esas, 2024/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 223/4-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 25.09.2024 tarihli ve 2024/1084 Esas, 2024/3448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının incelenmesinde, hükmün 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, sanık hakkında, kamu malına mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanunun 152/1-a, 29/1, 168/1, 62, 50... . maddeleri uyarınca 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın kamu malına vermiş olduğu zararın ve eylemin sabit olduğuna, suçu kasten işlemiş olması, kamu zararını gidermiş olsa da kamu hizmetlerinin aksamasına sebebiyet vermiş olması, sabıkalı kişiliği ile suç işlemeyi alışkanlık haline getirmiş olması gibi hususlar göz önüne alındığında, sanığın üst sınırdan cezalandırılmaması, takdiri ve yasal indirimlerin uygulanması ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın hukuka aykırı olduğuna, sanığın tüm aşamalarda, samimi ve çelişkisiz beyanda bulunduğuna, sanığa kolluk görevlileri tarafından hukuka aykırı davranıldığına, sanığın can havli ile kapıyı tekmelediğine, kamu malına zarar verme kastının bulunmadığına, bu hususun bilirkişi raporu ile doğrulandığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın zararı giderdiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi takdirde, lehe olan tüm kanun maddelerinin uygulanması için kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince, "Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden; ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1 maddesi uyarınca 17.900,00 TL ve Dairemizin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 10.200,00 TL olmak üzere toplam 28.100,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine," şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, katılan lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hukuka aykırı şekilde hem ilk derece mahkemesinde hem de Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan yargılamaya ilişkin ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmının 'Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden; ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 31. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Kamu malına zarar verme suçunda sanığın kapıyı tekmeleyerek zarar verdiği; ilk derecece ceza verilmesine yer olmadığına karar verilirken istinafça bu hüküm kaldırılıp etkin pişmanlık indirimiyle adli para cezasına hükmedilmiştir.
Hukuki İlke: Katılan lehine yalnızca tek vekalet ücretine hükmedilir; istinafça kaldırılıp yeniden hüküm kurulan hallerde hem ilk derece hem de Bölge Adliye Mahkemesi yargılaması için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: düzelterek onama
Dava Strateji Notu: İstinafın kaldırıp yeniden hüküm kurduğu dosyalarda mükerrer vekalet ücreti sık yapılan bir hatadır ve temyizde düzeltilerek onama ile giderilir; zararın giderilmesi etkin pişmanlık (168) indirimini getirmiştir.