Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/4103 E. , 2025/10248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/160 E., 2025/204 K. SUÇ: Kamu malına zarar verme HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade Çay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2025 tarihli ve 2025/160 Esas, 2025/204 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katı
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/4103 E. , 2025/10248 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2025/160 E., 2025/204 K. SUÇ: Kamu malına zarar verme HÜKÜM: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İade Çay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2025 tarihli ve 2025/160 Esas, 2025/204 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan Kurum vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Sanık hakkında 24.11.2012 tarihinde işlediği iddia edilen kamu malına zarar verme suçundan 22.12.2014 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş, bu karar kesinleşmiş ve denetim süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle hüküm 05.03.2025 tarihinde açıklanmıştır ve bu hüküm sanık müdafii ve katılan Kurum vekili temyiz edilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 231 inci maddesinin 5 inci fıkrasının son cümlesinde "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." denilmektedir. Kanun'un amir hükmü ve Yargıtay'ımızın istikrar bulmuş içtihatları uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, nihai bir hüküm değil, asıl hükmü askıda bırakan itiraza tabi bir mahkeme kararıdır. Denetim süresinde kasıtlı bir suç işlenmediği (ya da denetim süresinde varsa öngörülen tedbirlere uyulduğu) takdirde, askıda olan mahkûmiyet hükmü hukuk aleminde neşv-ü nema bulmadan düşme kararı verilmesi gerekecektir. Açıklanan bu hükmün tâbi olacağı kanun yoluna gelince; 5271 sayılı Kanun'un sistemine göre, 223 üncü maddede belirtilen nihai hükümler (mahkumiyet, beraat, red, düşme ve ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar) kural olarak olağan kanun yolu denetimine tabidirler. Olağan kanun yolları istinaf ve temyizdir. 5271 sayılı Kanun'un 272 ve devamı maddelerine göre, mahkûmiyet hükümlerinin miktar itibariyle kesinlik istisnaları dışında istinaf kanun yoluna tâbi olduğunda da kuşku bulunmamaktadır. Ancak; İstinaf Mahkemeleri 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren faaliyete geçtiğinden bu tarihten önce verilen nihai hükümler kesinleşinceye kadar, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1 inci maddesi uyarınca 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'ndaki usule göre, istinaf değil, temyiz kanun yoluna tâbidirler. Sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan her ne kadar istinaf mahkemeleri faaliyete geçmeden önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de; 05.03.2025 tarihinde, yani Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra hükmün açıklanması nedeniyle, karar tarihi itibariyle bu hükmün istinaf kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmakla, istinaf talebinin istinaf mercii tarafından incelenmesi için dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, Dava dosyasının, yetkili ve görevli Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 26.11.2025 tarihinde karar verildi.