İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/4278 Karar: 2025/7380 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2025/4278 K.2025/7380

6. Ceza Dairesi 2025/4278 E. , 2025/7380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/858 E., 2025/389 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldu

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/4278 E. , 2025/7380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/858 E., 2025/389 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldu

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/4278 E. , 2025/7380 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/858 E., 2025/389 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2021/161 Esas, 2023/32 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, c, d, 62/1. maddeleri uyarınca 2 kez 11 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 maddesi gereği cezanın 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2023/855 Esas, 2024/344 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun kabulu ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. İlk Derece Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/308 Esas, 2024/392 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, c, d, 62/1. maddeleri uyarınca 2 kez 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58. maddesi gereği cezanın 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. D. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.02.2025 tarihli ve 2025/858 Esas, 2025/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinini istinaf başvurusunun, "1-Sanıkların yağma eyleminin tek bir yağma suçunu oluşturduğu ve mahkemenin de kabulünün bu yönde olmasına rağmen sanıkların 2 kez cezalandırılmasına karar verilerek hükmün gerekçesi ile kısa karar arasındaki çelişki oluşturulması, 2-Lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıklara yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğü ancak bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen, CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, Sanıklar hakkında temel cezanın belirlendiği ve netice cezanın belirlendiği paragraflardaki ''2 KEZ'' ibarelerinin çıkartılması, Hükmün yargılama giderlerinin belirlendiği 5.paragrafının 3.ve 4.bendlerinin çıkartılarak yerine ''Bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin lehe bozma olması sebebiyle hazine üzerinde bırakılmasına,'' şeklindeki fıkranın eklenmesi suretiyle ,..." düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın yağma kastı olmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, 5237 sayılı Kanun'un 150/1. maddesinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir. 2-Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Dosyada yeterli somut delil olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, ilişkindir. 3-Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar hakkında eksik ceza tayinin yapıldığına, ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.01.2023 tarihli ve 2021/161 Esas, 2023/32 Karar sayılı dosyasında verilen hükme yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2023/855 Esas, 2024/344 Karar sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde sanığın temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, her ne kadar temyize konu somut olayda, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükümler yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı sanığın temyiz hakkını etkilememiş ise de bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilâmı sanığın temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir(... [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. .......... Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.02.2024 tarihli ve 2023/855 Esas, 2024/344 Karar sayılı kararı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/308 Esas, 2024/392 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla