Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/4290 E. , 2025/9900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/343 E., 2025/475 K. EK KARAR TARİHİ VE NO: 20/02/2025 gün ve 2025/343 E. 2025/475 K. SUÇLAR: Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma SUÇ TARİHLERİ: 05/05/2023, 23/05/2023, 29/05/2023, 25/06/2023, 17/07/2023 HÜKÜMLER: Mahkûm
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/4290 E. , 2025/9900 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/343 E., 2025/475 K. EK KARAR TARİHİ VE NO: 20/02/2025 gün ve 2025/343 E. 2025/475 K. SUÇLAR: Yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma SUÇ TARİHLERİ: 05/05/2023, 23/05/2023, 29/05/2023, 25/06/2023, 17/07/2023 HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeksizin iade, Ek kararın Onanması, Red, Düzelterek Onama,Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanıklar ... müdafiinin ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I-Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünü, sanık müdafiinin 03.03.2025 tarihli dilekçe ile yasal süre içerisinde temyiz ettiği, ancak sanık müdafiinin hükümden sonra verdikleri 26.02.20 25... .03.2025 tarihli dilekçeleriyle temyiz talebinden vazgeçtiklerini belirttiği temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II-Suça Sürüklenen Çocuk ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; Suça sürüklenen Çocuk hakkındaki mahkûmiyet hükmünü, müdafiinin 04.03.2025 tarihli dilekçe ile yasal süre içerisinde temyiz ettiği, ancak suça sürüklenen çocuk ...'nın cezaevinden 08.10.2025 tarihinde gönderdiği dilekçe ile temyiz hakkını kullanmak istemediğini talebinden vazgeçtiğini belirttiği, temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, III- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından dolayı kurulan hükümlere yönelik temyizin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 20.02.2025 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, IV-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 05/05/2023 tarihinde mağdur ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 23/05/2023 tarihinde mağdur ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 29/05/2023 tarihinde mağdur ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında 25/06/2023 tarihinde katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında 17/07/2023 tarihinde katılan ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, V-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 05/05/2023 tarihinde mağdur ...'a karşı yağma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında 05/05/2023 tarihinde mağdur ...'a karşı yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından; sanık ... hakkında 23/05/2023 tarihinde mağdur ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında 29/05/2023 tarihinde mağdur ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 29/05/2023 tarihinde mağdur ...'a karşı yağma suçundan; sanıklar ..., ... hakkında 25/06/2023 tarihinde katılan ...'ye karşı yağma suçundan; sanık ... hakkında 25/06/2023 tarihinde katılan ...'ye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından; sanıklar ... ve ... hakkında 17/07/2023 tarihinde katılan ...'a karşı yağma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında 17/07/2023 tarihinde katılan ...'a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçlarından dolayı kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun’un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 uncu maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin "suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, suçun niteliğinin tayininde ve kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, eksik soruşturmaya, kanıtların mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Yasa'nın lehe hükümlerinin uygulanmasına, cezanın teşdiden hüküm olunmasının isabetsizliğine, savunma hakkının ihlaline"ilişikin temyiz dilekçelerinde iştirak iradesinin bulunmadığına, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu ve anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; sanıkların nitelikli yağma suçunu işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıklardan eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Açıklanan nedenle, sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Şanlıurfa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2024 tarihli ve 2023/260 Esas, 2024/330 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince Şanlıurfa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında yargılama giderlerine ilişkin bölüme, "Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına" yazılmak suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, VI-Sanık ... hakkında 29/05/2023 tarihinde mağdur ...'a karşı yağma suçundan yapılan temyiz isteminin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun’un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 uncu maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin, "Sanığın 29/05/2023 tarihinde mağdur ...'a karşı birden fazla kişi tarafından silahla yağma suçunu işlediğine yönelik hiçbir somut delil bulunmadığına, ceza yargılamasında, mahkemenin cezalandırma cihetine gidebilmesi için hiçbir duraksamaya yer vermeyecek, kesin ve her türlü şüpheden uzak delill olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat etmesi gerektiğine, sanık hakkında bu suçu işlediğine yönelik herhangi bir teknik takip, fiziki takip, iletişimin tespiti, tanık beyanları veya başka bir somut delil söz konusu olmadığına" ilişkin temyiz dilekçesinde sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu ve anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Sanık ...'ın suç tarihinde Yalova'da olduğunu belirtmesi karşısında sanığın olay tarihinde kullandığı cep telefonu numarasının tespit edilmesi ve baz istasyonlarını içerir şekilde HTS kaydı getirtilerek inceleme yapılması ve bu bilgiler doğrultusunda sanığın hukuki durumunun tekrar incelenmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.02.2025 tarihli, 2025/343 Esas ve 2025/475 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, VII-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 23/05/2023 tarihinde mağdur ...'ye karşı yağma suçundan dolayı kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde; 5271 sayılı Kanun’un 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 uncu maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin, "suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, suçun niteliğinin tayininde ve kanıtların takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, eksik soruşturmaya, kanıtların mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Yasanın lehe hükümlerinin uygulanmasına, cezanın teşdiden hüküm olunmasının isabetsizliğine, savunma hakkının ihlaline"ilişikin temyiz dilekçelerinde iştirak iradesinin bulunmadığına, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu ve anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; sanıkların nitelikli yağma suçunu işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1)Mağdurdan yağmalanan 600 TL paranın miktarı dikkate alındığında sanıklar hakkında 5237 sayılı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen malın değerinin azlığı hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 2)Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıklardan eşit olarak” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.02.2025 tarihli, 2025/343 Esas ve 2025/475 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.