Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/4432 E. , 2025/7898 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/1549 E., 2022/1794 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 25.06.2025 tarihli ve 2023/15989 Esas, 2025/6742 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıl
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/4432 E. , 2025/7898 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2021/1549 E., 2022/1794 K. SUÇ : Nitelikli tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 25.06.2025 tarihli ve 2023/15989 Esas, 2025/6742 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.07.2025 tarihli ve 4-2022/117925 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; I. İTİRAZ A. İtiraz Sebepleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, ''Katılan ...'e ilk derece mahkemesince yokluğunda verilen karar tebliğ edilmemişse de, İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 30. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli duruşmasında 5271 sayılı Kanun'un 282. maddesi gereğince ilk derece mahkemesine ait gerekçeli karar okunup anlatılmış olmakla; anılan karara Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi mucibince muttali olmasına rağmen istinaf kanun yolu hakkını kullanmamış, kullanacağını bildirmemiş, ayrıca ilk derece mahkemesince verilen cezanın artırılmasını da talep etmemiş olması gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesine muhalefet edilerek sanık aleyhine usule uygun istinaf kanun yolu talebi bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak daha ağır ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması yönüyle sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin kabulü ile sanık lehine hükmün bozulması gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmeyen katılan ...'e kararı temyiz etmiş sonucunu doğuracak ve temyiz kanun yolu aşamasına gelmiş yargılama safhasını istinaf kanun yolu aşamasının öncesine döndürecek şekilde sanık aleyhine kararın bozulamayacağı ..' gerekçesiyle bozma ilamının gerekçesine yönelik itirazda bulunularak farklı gerekçe ile bozma kararı verilmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin hükmün sanık müdafii ve katılan ...'in annesi ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ... 'in aleyhe istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 4 yıl hapis cezasına hükmedilmiş ise de, katılan ...'e karşı işlenen nitelikli tehdit suçundan şikayet ve kamu davasına katılma hakkının, suç tarihinde 15 yaşından büyük ve şahsa bağlı hakları kullanmaya ehil katılan ...'nın bizzat kendisine ait olduğu, suçtan zarar gören ve katılan sıfatı bulunmayan annesi ... 'in sanık hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli tehdit suçundan kurulan hükmü istinaf etme hakkı bulunmadığı, katılma kararının verildiği duruşmada 18 yaşını dolmuş olan katılan ...'ya ise ilk derece mahkemesi kararının tebliğ edilmediği anlaşılmakla katılan ...'ya ilk derece mahkemesi kararının tebliğ ile istinaf etmesi halinde bu hususta inceleme yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı bulunması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu ile REDDİNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 25.06.2025 tarihli ve 2023/15989 Esas, 2025/6742 Kararsayılı sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 24.09.2025 tarihinde karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ 1. Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasına ilişkin hükmün sanık müdafii ve katılan ...'in annesi ... tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ... 'in aleyhe istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 4 yıl hapis cezasına hükmedilmiş ise de, katılan ...'e karşı işlenen nitelikli tehdit suçundan şikâyet ve kamu davasına katılma hakkının, suç tarihinde 15 yaşından büyük ve şahsa bağlı hakları kullanmaya ehil katılan ...'nın bizzat kendisine ait olduğu, suçtan zarar gören ve katılan sıfatı bulunmayan annesi Vahide Dönmez'in sanık hakkında katılan ...'e yönelik nitelikli tehdit suçundan kurulan hükmü istinaf temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmakla Vahide Dönmez'in istinaf kanun yolu talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 276. maddesine muhalefet edilmesi; 2. Katılan 29.06.2002 doğumlu ... kendisine karşı işlenen nitelikli tehdit suçundan şikâyet ve kamu davasına katılma hakkını, şikâyet ve katılma tarihinde 15 yaşından büyük ayırt etme gücüne sahip olma şartıyla, kanuni temsilcilerinin izni ve onayı olmaksızın kullanabilir. Bu kural hem şikâyette bulunmayı hem de şikâyetten vazgeçmeyle birlikte istinaf ve temyiz kanun yoluna gidip gitmemeyi de kapsaması yani istinaf ve temyiz kanun yoluna müracaat talebininde müdahale hakkının içinde olmak üzere kovuşturma aşamasında 07.10.2020 tarihli oturumda vekili de duruşmada olduğu halde kullanmıştır. Katılan ...'nın yokluğunda vekilinin yüzüne verilen mahkûmiyete ilişkin gerekçeli karar, katılan ... vekiline tebliğ edilmiş, katılan ...'ya tebliğ edilmemiş, katılan ... ve vekili tarafından istinaf kanun yoluna gidilmemiş; istinaf kanun yoluna, sanık müdafii ve 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesi gereğince katılma hakkı bulunmamasına rağmen katılan sıfatı alan ... tarafından gidilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2021/1549 Esas, 2022/1794 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan ... 'in istinaf başvurularının; ... 'in istinaf kanun yolu talebinin 5271 sayılı Kanun'un 276. maddesi gereğince reddi gerekirken kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanığın hakkında, nitelikli tehdit suçundan aleyhe istinaf talebi bulunmamasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a, 53. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına sanık, sanık müdafii ve katılanlar Vahide ve Hülya'nın yüzüne karşı, katılan Aile Bakanlığı vekilinin yokluğunda 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesine aykırı şekilde ağırlaştırılarak mahkûmiyet kararı verilmiştir. Bu karara karşı sanık müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından sanık lehine temyiz kanun yoluna gidilmiş sanık aleyhine temyiz kanun yolu talebi bulunmamaktadır. Katılan ...'ya, ilk derece mahkemesince yokluğunda verilen karar tebliğ edilmemişse de İstanbul Bölge Adliye mahkemesi 30. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli duruşmasında 5271 sayılı Kanun'un 282. maddesi gereğince ilk derece mahkemesine ait gerekçeli karar okunup anlatılmış olmakla anılan karara Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi mucibince muttali olmasına rağmen istinaf kanun yolu hakkını kullanmamış, kullanacağını bildirmemiş ayrıca ilk derece mahkemesince verilen cezanın artırılmasını da talep etmemiş olması gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesine muhalefet edilerek sanık aleyhine usule uygun istinaf kanun yolu talebi bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararı kaldırarak ağırlaştırılarak verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması yönüyle sanık müdafiinin temyiz talebinin kabulü ile sanık lehine bozulması gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararını istinaf ve temyiz etmeyen katılan ...'ya kararı temyiz etmiş sonucunu doğuracak ve temyiz kanun yolu aşamasına gelmiş yargılama safhasını istinaf kanun yolu aşamasının öncesine döndürecek şekilde sanık aleyhine kararın bozulamayacağı düşüncesi ile; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken çoğunluğun itirazın reddine dair düşüncesine iştirak edilmemiştir.