Karar Özeti
6. Ceza Dairesi 2025/4527 E. , 2025/7691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/ 2214 E., 2025/1785 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : Esastan reddi ile onama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ce
Karar Detayı
6. Ceza Dairesi 2025/4527 E. , 2025/7691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/ 2214 E., 2025/1785 K. SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs HÜKÜM : Esastan reddi ile onama TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerine yönelik yapılan incelemede; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulun'un takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararına göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanığın annesi ve babasının 19.11.2024 tarihli kollukça alınan beyanlarında özetle, sanığın 19.11.2024 tarihinde kendilerini aynı gün içerisinde iki defa tehdit ettiğini, 20.11.2024 tarihli savcılıkça alınan beyanlarında ise bu olaylardan on beş gün öncesinde de sanığın konut içerisinde gece 22.00 sıralarında annesi olan mağdur ...'yı öldürmekle tehdit ettikten sonra para istediğini belirttikleri, dosyada mevcut Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2024 tarihli ayrıma kararı içeriğinden 19.11.2024 tarihli eylemler yönünden soruşturmanın tefrik edildiği, savcılıkça alınan beyanlarda belirtilen eylem yönünden ise iddianame ile inceleme konusu kamu davasının açıldığı, buna karşılık mağdur ...'nın kovuşturma aşamasındaki beyanında 19.00-20.00 sıralarında sanığın alkollü halde eve geldiğini, yağmalandığını söyleyerek kendisinden ve o sırada evde bulunan eşi ...'dan polisi aramalarını istediğini. yine kendilerine hitaben "Adamlar beni gasp etti. benim paramı ödeyeceksiniz" dediğini. Polisi arayamayacağımı söyleyerek telefonunu sanığa verdiğini, sanığın telefonla polisleri aradığını ve onları eve çağırdığını ayrıca sanığın kendisinden miktar belirtmeksizin para istediğini, para vermeyeceğini söyleyince sanığın kolundan çektiğini ve kendisine hitaben "Seni bir gün bu doğalgaz borusuna asacağım" şeklinde sözler söylediğini beyan ettiği, sanığın babası tanık ...'nın da aynı celse bahsedilen beyan ile benzer ifade verdiğinin anlaşılması karşısında öncelikle mağdur ve tanığın hangi tarihli eylemlere ilişkin beyanda bulunduklarının ve varsa çelişkinin denetime olanaklı giderilmesi ve ayrıca belirtilen tefrikli soruşturmanın akıbetinin araştırılarak mümkünse davaların birleştirilmesi bunun mümkün olmaması halinde bu kez soruşturma ve varsa dava dosyanın onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesi sağlandıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu gözetilmeksizin yargılamaya devam ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bakırköy 4.Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.