KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2025/4787 E., 2025/9992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/619 E., 2025/1434 K.
- Suç
- Silahla tehdit
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Bozma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 05.01.2021 tarihli ve 2019/25 Esas, 2019/493 Karar sayılı kararının, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 19.12.2024 tarihli ve 2023/11272 Esas, 2024/13649 Karar sayılı ilamı ile ".. 2020/23093 sayılı ...
Başvurulu, 15.02.2024 tarihli Anayasa Mahkemesi Genel Kurul Kararında da belirtildiği üzere; bizzat yüzyüze görmediği tanık beyanları hakkında itibar edilip edilemeyeceği yönünde karar verilemeyeceği, bizzat görüp dinledikten sonra itibar edilebileceği aksi halin hak ihlali sayılacağı yönündeki kararı da dikkate alındığında mahkemenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açarak yüzyüze görüp dinledikten sonra ve beyanına neden itibar edilmediğini açıklayarak delilleri değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre,
yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur... " gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi'nin 16/04/2025 gün ve 2025/619 Esas ve 2025/1434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223/2.e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Tanık sıfatıyla dinlenen ...'un, katılanın eşi olduğundan bahisle tarafsız tanık olamayacağı gerekçesiyle yazılı hüküm kurulmuşsa da; (olay tarihinde katılanın kız arkadaşı) olan ve sonrasında da katılanın eşi olduğu anlaşılan tanığın önceki beyanı ile duruşmadaki ifadesinin ... olduğu gözetildiğinde, tarafsızlığında nasıl bir şüphe bulunduğunun açıklanmadan ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında müsnet suçtan mahkumiyet kararı yerine 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Olay tarihinde katılanla herhangi bir akrabalık bağı bulunmayan ve suça konu olaya bizzat şahit olan tanığın, yeminli, ... ve ... tanıklık ifadelerine itibar edilemeyeceği gerekçesi, her hangi bir hukuki kaideyle bağdaşmamakta olup, söz konusu gerekçenin hukuka aykırı olduğuna, kaldı ki sanığın 07.10.2018 tarihinde kollukta vermiş olduğu ifade ve 19.03.2019 tarihinde duruşmada yapmış olduğu savunmanın çelişkili olduğuna, sanığın yaşanan olayla ilgili bir çok suç fiilini de ikrar ettiğine, sanığın vermiş olduğu çelişkili ifadelerle işlediği suçun cezasından kurtulmaya çalıştığına,
sanığın sırf aracın önünü keserek katılanı durdurmasına ilişkin ikrarı dahi başlı başına suç teşkil ettiğine, verilen beraat kararının usule ve yasaya aykırı olduğu ve katılanın adalet duygusunu da körelttiğine, verilen beraat kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. Değerlendirme ve Gerekçe
Oluş ve dosya içeriğine göre, tarafların birbirini tanımadığı, sanığın, ilk kolluk beyanında; trafikte katılanın normal hızda gitmemesinden kaynaklı sellektör ve korna çalarak ve devamında araç içerisinden sözlü tartışma yaşadıklarını ikrar ettiği, ancak daha sonraki duruşmada alınan beyanında "...şikayetçi bana el hareketi yaptı, ne var şeklinde el hareketi yaptı, bunun üzerine ben de Allah belanı versin dedim, aracımdan indim, yanında bayan olduğunu görünce yoluma devam ettim, levye göstermedim sinkaflı küfür etmedim, bu devirde aracında levye taşıyan mı kaldı.." dediği, sanığın beyanlarının suçun cezasından kurtulmaya yönelik olduğu,
aşamalarda beyanlarının değiştiği, araç içerisinde bulunan katılan ve olay tarihinde kız arkadaşı olan tanığın husumetleri, sanığa suç isnat etmesini gerektirir bir sebebin bulunmadığı, kız arkadaşlığın tanıklığa halel getirmeyeceği, sanığın olay tarihinde aracını, trafikte yavaş ilerlediği gerekçesiyle katılanın aracının önüne kırarak katılanan aracını durdurduğu ve araçtan inerek katılanı elindeki levye ile " ....seni öldürürüm...." demek suretiyle tehdit ettiği sübuta ermesine rağmen sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2025/4787, K. 2025/9992, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama