KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2025/5245 E., 2025/9324 K.
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2011/507 E., 2012/557 K
- Suç
- Nitelikli tehdit
- Hüküm
- Memnu hakların iadesi talebinin reddine
- Tebliğname görüşü
- İade
Karar Detayı
336 kelime·2 dk okuma
Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2024 tarihli ve 2011/507 Esas, 2012/557 Karar sayılı ek kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2012 tarihli ve 2011/507 Esas, 2012/557 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 151/1, 51/1. ve 106/2-a-c, 51/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2014/1226 Esas, 2016/7288 Karar sayılı kararı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Hükümlü ...'ün 28.11.2024 havale tarihli dilekçesi ile memnu haklarının iadesine karar verilmesi isteminde bulunmuş, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2024 tarihli ve 2011/507 Esas sayılı ek kararı ile memnu hakların iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun (5352 sayılı Kanun)'da başlangıçta yasaklanmış hakların geri verilmesi ve arşiv kaydının silinmesi kurumlarına yer verilmediği, 5352 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca, mülga olan 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 8 inci maddesinin koşullarının bulunması halinde adli sicil kaydının silinmesine karar verilebileceği, ancak 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’la 5352 sayılı Kanun’a eklenen 13/A maddesiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi,
6290 sayılı Adli Sicil Kanunu İle Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’la değiştirilen 12. maddesiyle de adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi kurumlarının yeniden getirildiği, adli sicil kayıtlarının silinmesine dair kararların istikrar bulmuş Yargıtay içtihatları uyarınca güvenlik tedbirine yönelik hüküm (nihaî karar) niteliğinde olduğu ve iş bu ek kararın da tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna tâbi olduğu,