KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2025/6012 E., 2026/2047 K.
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/2 E., 2025/347 K
- Suçlar
- Mala zarar verme, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
382 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine mala zarar verme ve yaralama suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimin takdirine göre; mala zarar verme ve yaralama suçlarının sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak.
Dosya kapsamına göre tarafların kabulü olduğu üzere, katılanın, sanığın eşiyle birliktelik yaşadığı, katılanın sanığı arayarak kendisinin sanığın eşiyle olan ilişkisini bitirdiğini söylediği, ancak olay günü sanığın hala görüşmeye devam ettikleri ve ilişkilerini sonlandırmadıklarını öğrenmesi ve katılanın yalan söylediğini anlaması üzerine katılanla konuşmak üzere evine gittiği, sanığın burada ilişkilerinin devam edip etmediği hususunda birbirleriyle yüzleştirmek için eşini de katılanın evine çağırdığı ancak; eşinin gelmeyerek arkadaşına yönlendirdiği ve eşinin arkadaşı tanığın da olay yerine geldiği,
aralarındaki konuşmanın tartışmaya dönüştüğü, tanığın, "Ben ... ile birlikte çalışmamız sebebi ile tanırım. ...'i ise ... ile tanışmasından ve birlikte olmalarından dolayı tanırım. ... ...'i gördüğü zamandan beridir aşık olduğunu söylemektedir. ... varlıklı birisi olduğu için de bildiğim kadarı ile ...'in eşi ...'i yaklaşık 1 hafta önce arayarak ... ile olan ilişkisini anlatıp, kendisini sevmediğini, ...'den ayrılarak kendisi ile evleneceğini söylemiş,..." şeklindeki beyanları da birlikte değerlendirildiğinde,
olayda sanık lehine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.