İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2025/6305 Karar: 2025/10920 Tarih: 2025

Yargıtay 6. Ceza Dairesi — Kasten Öldürme Kararı (E.2025/6305 K.2025/10920)

6. Ceza Dairesi 2025/6305 E. , 2025/10920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2314 E., 2025/1816 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, temyiz başvurusunun esastan red

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2025/6305 E. , 2025/10920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2314 E., 2025/1816 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, temyiz başvurusunun esastan red

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2025/6305 E. , 2025/10920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2314 E., 2025/1816 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; ilk derece mahkemesince verilen 21.03.2024 tarihli kararın, o yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 09.12.2024 tarihli kararında özetle "1- Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-e bendinde "Hukuka Kesin Aykırılık Halleri" başlıklığı altında yer verilen "Cumhuriyet Savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması halinde hükmün bozulacağı" içeriğindeki düzenleme göz önüne alındığında; Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 04/01/2022 tarih ve 2020/26852 esas, 2022/742 karar sayılı ilamında "Soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan ve olayın tek tanığı olan ... dinlenilmeden hüküm kurularak, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 210/1. maddesine aykırı davranılması ..." şeklinde belirtildiği üzere; Suça sürüklenen çocuğun ...'e yönelik eylemine tanık olduğu katılan ve sanık beyanları ile sabit olan ve soruşturma aşamasında da ifadesi alınmayan "..." isimli şahıs mahkeme huzurunda hazır edilip tanık sıfatıyla dinlenmeden yazılı şekilde karar verilerek Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 210/1 maddesi delaletiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-e maddesine muhalefet edilmesi, 2-Kabule göre de; a) Suça sürüklenen çocuk ...'nin mağdur ...'a yönelik 27/04/2023 tarihinde gece vakti sayılan saat 23.00 sıralarında ... isimli iş yerinde tehditle katılan ...'dan telefonunu istediği, ...'ın korkarak telefonu verdiği, suça sürüklenen çocuk ...'ın tehdit ederek cep telefonunu geri vermediği şeklinde gerçekleşen olayda; olayın iş yeri niteliği olan kafe de başladığı ve telefonun kafenin eklentisi olan iş merkezine ait koridorda alındığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-d maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, b) suça sürüklenen çocuk ...'nin ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli yağma suçundan hüküm kurulurken alt sınırdan ceza tayin edildiği belirtilmesine karşın alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması" gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-e maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan ilk derece mahkemesince verilen nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli kasten yaralama suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu şekilde verilen kararların ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a karşı nitelikli yağma ve nitelikli kasten yaralama, katılan ...'a karşı nitelikli yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, katılan ...'e yönelik nitelikli yağma suçlarından ilk defa kurulan ve bölge adliye mahkemesince kurulacak olsaydı temyiz yolu açık olacak olan mahkûmiyet hükümlerinin de temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Van 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2023/282 Esas, 2024/151 Karar sayılı kararı ile; suça sürüklenen çocuk hakkında, katılan ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-h, 31/3, 62 maddelerinden 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'a yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 31/3 62, 50/1-a, 52 maddelerinden 5.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1- a.h, 31/3, 62 maddelerinden 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1- a.c, 31/3, 62 maddelerinden 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2,109/3,b-f, 31/3, 62 maddelerinden 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2024/2001 Esas, 2024/1246 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının, katılan ... vekilinin ve suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin istinaf başvurusunun kabulu ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. İlk Derece Van 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2025 tarihli, 2025/61 Esas ve 2025/171 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, katılan ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1-d,h, 31/3, 62 maddelerinden 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'a yönelik nitelikli kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 87/3, 31/3 62, 50/1-a, 52 maddelerinden 5.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'e yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1- a.h, 31/3, 62 maddelerinden 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'a yönelik nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149/1- a.c, 31/3, 62 maddelerinden 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2,109/3,b-f, 31/3, 62 maddelerinden 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. D. İstinaf Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.07.2025 tarihli ve 2025/2314 Esas, 2025/1816 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan ... Vekilinin Temyiz istemi Suça sürüklenen çocuk hakkında temel cezanın üst hadden belirlenmesi gerektiğine ve takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Şikayetçilerin beyanları dışında dosyada yeterli delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun uyuşturucunun etkisi ile samimiyetle arkadaş ortamında şikayetçilerin telefonlarını istemesi nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığına, temel cezaların üst sınırdan verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Suça sürüklenen çocuk hakkında yapılan yargılamada, Van 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2023/282 Esas, 2024/151 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılan ...'a karşı nitelikli yağma ve nitelikli kasten yaralama, katılan ...' a karşı nitelikli yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, katılan ...'e yönelik nitelikli yağma suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, bu kararın o yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... vekili ve suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine,Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2024/2001 Esas, 2024/1246 Karar sayılı kararı özetle " "1- Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-e bendinde "Hukuka Kesin Aykırılık Halleri" başlıklığı altında yer verilen "Cumhuriyet Savcısı veya duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması halinde hükmün bozulacağı" içeriğindeki düzenleme göz önüne alındığında; Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 04/01/2022 tarih ve 2020/26852 esas, 2022/742 karar sayılı ilamında "Soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan ve olayın tek tanığı olan ... dinlenilmeden hüküm kurularak, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 210/1. maddesine aykırı davranılması ..." şeklinde belirtildiği üzere; Suça sürüklenen çocuğun ...'e yönelik eylemine tanık olduğu katılan ve sanık beyanları ile sabit olan ve soruşturma aşamasında da ifadesi alınmayan "..." isimli şahıs mahkeme huzurunda hazır edilip tanık sıfatıyla dinlenmeden yazılı şekilde karar verilerek Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 210/1 maddesi delaletiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-e maddesine muhalefet edilmesi, 2- Kabule göre de; a) Suça sürüklenen çocuk ...'nin mağdur ...'a yönelik 27/04/2023 tarihinde gece vakti sayılan saat 23.00 sıralarında ... isimli iş yerinde tehditle katılan ...'dan telefonunu istediği, ...'ın korkarak telefonu verdiği, suça sürüklenen çocuk ...'ın tehdit ederek cep telefonunu geri vermediği şeklinde gerçekleşen olayda; olayın iş yeri niteliği olan kafe de başladığı ve telefonun kafenin eklentisi olan iş merkezine ait koridorda alındığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuk hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-d maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, b) Suça sürüklenen çocuk ...'nin ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle nitelikli yağma suçundan hüküm kurulurken alt sınırdan ceza tayin edildiği belirtilmesine karşın alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması" şeklindeki gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanunu'nun 280/1-e ve 289/1-e maddeleri gereğince bozulmasına karar verilerek dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği, ilk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet kararı verildiği, katılan ... vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.07.2025 tarihli ve 2025/2314 E, 2025/1816 K. sayılı kararı ile esastan reddine karar verilmesi üzerine, katılan ... vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminde bulundukları anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Van 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2024 tarihli ve 2023/282 Esas, 2024/151 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2024/2001 E, 2024/1246 K. sayılı kararında belirttiği gerekçe ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bu bozma kararının 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, bölge adliye mahkemesince yapılan uygulama kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiği gibi bazı hallerde suça sürüklenen çocuğun temyiz hakkını ortadan kaldırılmasına yol açabildiği, her ne kadar temyize konu somut olayda, suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan verilen hükümler yönünden bölge adliye mahkemesince verilen ve yasaya aykırı olan bozma kararı sanığın temyiz hakkını etkilememiş ise de, anılan bozma ilamı suça sürüklenen çocuğun hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli kasten yaralama suçundan ilk derece mahkemesince verilen ve 5 yılı aşmayan mahkumiyet hükmünün esastan reddine dair kararın 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğu ve suça sürüklenen çocuğun temyiz imkanının ortadan kaldırıldığı, oysa bölge adliye mahkemesince yasaya aykırı bozma ilamı yerine davanın yeniden görülmesine karar verilerek aynı mahkûmiyet hükmünün verilmesi durumunda 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca verilen kararın temyizi kabil bir karar olacağı, görüldüğü üzere bölge adliye mahkemesince yasal olmayan bir bozma ilamı suça sürüklenen çocuğun temyiz hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olabilmektedir. Anayasa Mahkemesi bu konuda verdiği bir kararında "İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermesi başvurucu yönünden önemli sonuçlar doğurmaktadır. Nitekim İstinaf Dairesi, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açarak ve tarafları da çağırarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda bir karar vermesi gerekirken dosya üzerinden karar vermiş; başvurucuyu mahkemeye erişim hakkının yanında bölge adliye mahkemesi önünde sözlü yargılanmadan ve bununla bağlantılı diğer usul güvencelerinden yoksun bırakmıştır." değerlendirmeler bulunarak bölge adliye adliye mahkemesinin yasaya aykırı bozma kararının başvurucunun Anayasa'nın 36. Maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir (Ömer Oral [GK], B. No: 2023/33667, 9/1/2025, § …). Aynı konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu ise "Bölge adliye mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâller, 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde tahdidi olarak sayılmıştır. Bu düzenlemelere göre istinaf mahkemeleri şu hâllerde hükmün bozulması kararı verebilecektir: 1. İlk derece mahkemesinin kararında 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir mutlak hukuka aykırılık nedeninin bulunması, 2. Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya ön ödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması. .......... Açıkça görüldüğü gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği hâller, kati surette davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının ağır ve açık ihlalleri ile hükme müteessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasırdır. Nitekim Yargıtay kararlarına karşı direnme yetkisi bulunan ilk derece mahkemesinin, bölge adliye mahkemelerinin bozma kararlarına direnememesinin temelinde yatan düşünce de buna dayanmaktadır. Direnme yasağına ilişkin normun, maddi ceza adaletiyle doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı, esas itibariyle makul sürede yargılanma hakkı bakımından bir teminat alanı oluşturduğu söylenmelidir. Hukuki düzenlemeler ve yapılan açıklamalar karşısında, mesele tartışmaya ihtiyaç bırakmayacak açıklıktadır. Buna rağmen uygulama, bölge adliye mahkemelerinin iş yoğunluğu gibi mülahazalarla kanunun kendisine tanımadığı bir yetkiyi kullanarak bozma kararları verilegeldiği bilinen bir gerçektir. Bu uygulamanın, yukarıda yer verilen tespitler yanında, görevli/teminatlı mahkemede yargılanma ve mahkemeye erişim/ kanun yoluna etkin başvuru hakları yönünden ciddi sorunlar taşıdığı da tartışmadan varestedir. CMK'nın 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan kararları temyiz edilebileceğinden, bölge adliye mahkemesinin Kanun'un açık hükmüne aykırı şekilde verdiği bozma kararının temyiz edilebilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi hükmünün hukuka aykırılık taşıdığının tespit edilmesi durumunda bölge adliye mahkemesi ceza dairesince ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırarak yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde bozma kararı verilmesi nedeniyle sanığın temyiz hakkının kısıtlanması da söz konusu olabilmektedir." şeklinde değerlendirmelerde bulunarak bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmetmiştir (YCGK, T.:30.04.2025, E.: 2024/6-490, K.:2025/197). Bu açıklamalar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 09.12.2024 tarihli ve 2024/2001 E, 2024/1246 K. sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Van 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2025 tarihli ve 2025/61 Esas, 2025/171 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi, hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, katılan ... vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemlerinin kabulü ile diğer yönleri incelenmeyen Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2 maddesi uyarınca Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla