KÜNYE
6. Ceza Dairesi 2025/6987 E., 2026/27 K.
- Karar tarihi
- 5 Ocak 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/914 E., 2016/386 K
- Suçlar
- Tehdit, hakaret, kasten yaralama
- Hükümler
- Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
- Tebliğname görüşü
- Red - iade - düşme
Karar Detayı
327 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazının incelenmesinde.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararların temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan ...'ın talebi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline tebliğnameye uygun olarak İADESİNE, II- Sanık ... hakkında sair tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından,
sanık ... hakkında ise hakaret suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazının incelenmesinde.
14.04.2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL'ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanıklar hakkında tayin edilen 1.740,00 TL, 2.000,00 TL, 500,00 TL ve 580,00 TL adli para cezalarına ilişkin hükümlerin cezaların türü ve miktarları itibariyle temyizleri mümkün bulunmadığından,
katılan sanık ...'ın temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, III- Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazının incelenmesinde.
Sanık hakkında yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/2-d maddeleri gereği 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, hüküm tarihinden inceleme tarihine kadar, 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.