İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Ceza Dairesi

YARGITAY · 6. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/4507 K.2026/5621

Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

Esas2026/4507Karar2026/5621Tarih1 Temmuz 2026Okuma5 dk · 1.060 kelime

KÜNYE

6. Ceza Dairesi 2026/4507 E., 2026/5621 K.

Karar tarihi
1 Temmuz 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2023/1775 E., 2025/254 K
Suç
Nitelikli yağma
Hükümler
Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama, temyiz isteminin reddi İTİRAZA KONU
Karar
Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 11.06.2026 tarihli ve 2026/3312 Esas, 2026/4995 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.06.2026 tarihli ve 6 - 2026/32435 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı

Karar Detayı

1.060 kelime·5 dk okuma·3 bölüm

Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık ... hakkında ilk derece mahkemesi tarafından 5 yıl hapis cezası verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu hükmün 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca kesin olup, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozma ilâmının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin hükmün temyiz edilemez olduğundan 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi gereğince reddine karar verilmesi talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE

Anayasa Mahkemesinin 27.01.2026 tarihli ve 2020/39936 başvuru no'lu dosyasında verilen "...incelemesi devam eden yargılamalar arasında sübuta veya hukuk kurallarının uygulanmasına ilişkin maddi vakıalar yönünden yakın ilişki, bağlantı ya da bütünlük olması durumlarında istinaf aşamasında kesinleşen bu tür bir mahkûmiyete rağmen temyiz incelemesi sonucunda verilecek olası bir bozma kararının, kesinleşen ve bu nedenle infazına başlanan belki de infazı tamamlanan hükümle telafisi imkânsız bir çelişkinin ortaya çıkmasına neden olacağı açıktır.

Bu tür bir durumun ise hukuk güvenliği ilkesine vereceği zararın gözetilmesi gerektiği izahtan varestedir. Adil yargılanma hakkı temel olarak yargılama sürecinin ve usulünün hakkaniyete uygun olarak yürütülmesini teminat altına almaktadır. Hâkimlerin tamamının bir maddi vakıayı ya da hukuk kuralını aynı şekilde yorumlamaları mümkün olmayabilir.

Bununla birlikte aralarında somut olayda olduğu gibi yakın ilişki bulunan davalarda birbirinin aksi yönünde kararlar verilmesinin engellenmesi için yargısal sistem içinde çeşitli mekanizmaların geliştirilmesi gerektiği açıktır.

Aksi takdirde birbirine tamamen zıt olarak verilen kararlar hukuki belirsizlik yaratarak hukuk kurallarının temel bir özelliği olan bireyin davranışını yönlendirebilme gücünü zayıflatacak ve bireyler nezdinde yargısal sisteme olan güveni sarsabilecektir.

Diğer bir ifadeyle aynı maddi veya hukuki vakıalarla ilgili olarak farklı kararlar verilmesi ve bu kararlardan birinin kesinleşerek infaz edilmeye başlanması hukuk devleti ilkesini zedeleyecek, kişilerin hukuka olan inancını da zayıflatacaktır. Tüm bu sebeplerle hukuk sisteminde farklı kararlar verilmesi sonucunu doğuran ve yargılama süreci ve usulüne ilişkin olan somut başvurudaki durum nedeniyle yargılamanın hakkaniyetinin zedelendiği sonucuna varılmıştır.

Öte yandan istinaf aşamasında kesinleşen suçlar yönünden kabul edilen ve sübuta etki eden maddi vakıaların ya da uygulanan birtakım hukuki kurumların temyiz aşamasında yapılacak inceleme yönünden değerlendirilmesinde yaşanacak imkânsızlıklar ya da zorluklar, kişilerin bu olgu veya olayların aksini ispatını da olanaksız hâle getirebilir. Bu tür durumlar diğer birtakım anayasal hak ve güvencelerin de ihlaline neden olabilir.63.

Masumiyet karinesi uyarınca, bir kişinin suçlu olarak ilan edilip yaptırıma maruz bırakılabilmesi için suça konu eylemi işlediğine dair hakkındaki her türlü şüphenin yenilmesi gerekir. Aksi hâlde kişi, şüpheden yararlanacak ve cezalandırma yoluna gidilemeyecektir. Bu yönüyle mahkemenin suçun fail tarafından işlendiğine yönelik en ufak bir kuşku kalmadan maddi gerçeğe ulaşarak mahkûmiyet hükmü kurması masumiyet karinesinin bir gereğidir.

Bu şartlar sağlanmadan kişinin suçlu ilan edilmesi masumiyet karinesini zedelemektedir (AYM, 31/3/2021 E.2020/35, K.2021/26, §§ 52, 53). Dolayısıyla somut olaya benzer durumlarda aynı maddi vakıa konusunda istinaf ve temyiz mercilerinin farklı sonuçlara varabilmesi ve bu bağlamda maddi vakıanın sübutuna dair farklı değerlendirmeler yapılması ihtimali kişinin gerçekte suçlu olup olmadığı hususunda kesinleşmiş farklı kararlarla ortaya çıkan çelişkili ve şüpheli bir duruma,

bu da Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan masumiyet karinesinin zedelenmesine neden olabilecektir..." dair karar ile ceza davasında bağlantılı suçlardan birine ilişkin temyiz incelemesi devam ederken diğer suçtan kurulan hükmün istinaf aşamasında kesinleşmesi ve kesinleşen hüküm yönünden infaz aşamasına gelinmesi Anayasanın 36. maddesi uyarınca adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesinin ilgili bu kararında atıfta bulunduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 6/12/2023 tarihli ve E.2023/3-76, K.2023/644 sayılı kararında "...Diğer taraftan, amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de öğreti ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir.

Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi hâlinde de geçerlidir.

Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz.

Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir...." belirtilmiştir.

Özetle Anayasa Mahkemesi denetimin olay bazlı yapılması gerektiğini sanık ya da nitelendirme bazlı yapılamayacağını bunun açıkça Anayasaya aykırı olduğunu kabul etmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 8. maddesi Bağlantı kavramını tanımlamıştır. 5271 sayılı Kanun'un 8;" (1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır.

(2) Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır" şeklindeki açık düzenlemede dikkate alındığında bağlantılı suçlarda birlikte görülen davada sanık hakkındaki suçlardan bazılarının farklı kademelerde kesinleşirken, aynı suçtan aynı dosyada bağlantı nedeniyle birlikte yargılanan sanıklardan bazıları hakkındaki kararlar İstinaf aşamasında kesinleştirilirken bağlantılı diğer sanığın Temyiz incelemesine gönderilmesi Açıkça Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırılık teşkil edeceği açıktır.

Bu nedenlerle sanık ...'un, şikayetçiye yönelik nitelikli yağma eyleminin de temyiz kapsamında kalması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 11.06.2026 tarihli ve 2026/3312 Esas, 2026/4995 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İtiraz Sebepleri
  4. II. Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2026/4507
Karar No
2026/5621
Tarih
1 Temmuz 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/3963 K.2026/5295
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/3962 K.2026/5590
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/3924 K.2026/5253
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/3881 K.2026/5260
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/3864 K.2026/5068
  • 6. Ceza Dairesi — Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2026/3834 K.2026/5072

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.