KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2007/6445 E., 2007/9576 K.·Dava Yasal Süresi İstirdat Davası Ziynet Eşyalarının İadesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2007
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı istirdat davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ziynet eşyalarının iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Fatih tarafından davalı Hanife aleyhine açılan boşanma davası sırasında, davalı Hanife tarafından cevap dilekçesi ile birlikte açılan karşılık dava ile davalı (karşılık davacı) Hanife'nin eşinde kalan ziynet eşyalarının aynen iadesi istendiği, yapılan yargılamalar sonunda mahkemece boşanma davasının reddine, ziynet eşyaları ile ilgili açılan karşılık davanın tefrikine karar verilerek ziynet eşyalarına ilişkin davanın mahkemenin ayrı bir esasına kaydedildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece karşılık davanın cevap süresi olan 10 günlük süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının, esasa cevap süresi geçtikten sonra karşılık dava açmış olması halinde, mahkeme bu durumu kendiliğinden (re'sen) gözetemez. Davacı, davanın süresinden sonra açıldığını, ancak ilk itiraz olarak sürebilir. Davacının ilk itirazda bulunması üzerine,karşılık davanın süresinden sonra açılmış olduğunu tespit eden mahkeme,karşılık davanın bu nedenle açılmamış sayılmasına veya reddine karar veremez. Mahkemenin karşılık davanın (asıl davadan) ayrılmasına karar vermesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davacı, asıl davada, karşılık davanın süresinden sonra açıldığına ilişkin ilk itirazda bulunmadığı gibi, karşılık davanın asıl davadan tefrik edilmesine de karar verildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece, dava harcı da ödenmiş olan bu davanın esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2007/6445, K. 2007/9576, 18 Eylül 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama