KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/10163 E., 2010/4433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2010
- Mahkemesi
- ... İcra Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına, tahliyeye ve davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine karar verilmesi üzerine karar davalı borçlular tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçeye göre davalı kiracı ...'un temyiz itirazlarının reddi ile kararın kiracıya ilişkin kısmının onanmasına karar verilmiştir.
2-Davalılardan kefil ...'ün temyiz itirazlarına gelince. Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.04.2004 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde davalı ... sözleşmeyi adi kefil sıfatıyla imzalamıştır. Adi kefil için uyuşmazlığın Borçlar Kanununun kefalet hükümlerini düzenleyen 486.maddesine göre çözümlenmesi gerekir.
Bu madde hükmüne göre adi kefilin borçtan sorumlu tutulabilmesi “kefalet akdinden sonra borçlunun iflas etmesi veya hakkında takibat icra olunup da alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması yahut borçlu aleyhinde Türkiye’de takibat icrasının imkansız hale gelmesi” koşuluna bağlanmıştır. Olayımızda bu koşullardan hiçbiri gerçekleşmediğine göre asıl borçluya gidilmeden adi kefil hakkında takip yapılamaz.
Mahkemece bu yasa hükmü gözardı edilerek kefil hakkında itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/10163, K. 2010/4433, 14 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama