KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/10232 E., 2010/2042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ondokuz adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkeme, satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar vermiş, hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin Develi ilçesindeki ... ada ... No’lu parsel, ... ada ..., ..., ... No’lu parseller, ... ada ..., ... No’lu parseller, ... ada ..., ... No’lu parseller, ... ada ... No’lu parsel, ... ada ..., ..., ..., ... No’lu parseller, ... ada ... No’lu parsel, ... ada ..., ... No’lu parseller, ... ada ... No’lu parsel ile ... ada ... No’lu parsele ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin ... İlçesindeki ... ada ... No’lu parsele ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu taşınmazda paydaş olan ..., ... Belediyesi, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ın davaya dahil edilmedikleri görülmüştür. Adı geçen davalılara dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/10232, K. 2010/2042, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama