KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/13217 E., 2010/2398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- ... İcra Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında aylık 250 TL'den Eylül 2008-Şubat 2009 kira dönemi kira parası 1500 TL'nin tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçeye göre davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı borçlunun alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı alacaklı tarafından 10.02.2009 tarihinde davalı aleyhinde başlatılan icra takibinde Eylül 2008 ile Şubat 2009 dönemi kira alacağı toplam 1500 TL'nin tahsili istenmiştir. Davacının dayandığı 1.2.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde aylık kiranın 60.000.000 TL olduğu, kiranın her ayın başında peşin ödeneceği kararlaştırılmış olup, artış koşuluna yer verilmemiştir.
Taraflarca imzası inkar edilmeyen bu kira sözleşmesi hükümleri geçerli olup tarafları bağlar. Davalı borçlu süresinde icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazında kiranın aylık 60 TL olduğunu bildirerek ödeme savunmasında bulunmuştur.1.2.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde artış şartı bulunmadığından davalının beyanına değer verilerek aylık kiranın 60 TL olduğunun kabulü gerekir.
Davalı borçlu her ne kadar ödeme savunmasında bulunmuş ise de; ödeme savunmasını İİK.'nun 269/c maddesinde nitelikleri yazılı bir belge ile kanıtlayamamıştır. Bu durumda mahkemece aylık kiranın 60 TL üzerinden hesaplanarak itirazın kaldırılmasına ve takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/13217, K. 2010/2398, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama