KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/13747 E., 2010/4356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık İ.İ.K.’nun 121. maddesi gereğince borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan on adet taşınmazda ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İ.İ.K.nun 121.maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.
Bu şekilde açılacak davada borçlu ortak dahil tüm ortakların davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davada birden fazla taşınmaz bulunduğundan icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek miktarda taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece taşınmazların değer tespitleri yapılmadan ve ne kadar taşınmazın borca yeteceği belirlenmeden dava konusu bütün taşınmazların satışına karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/13747, K. 2010/4356, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama