KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/9029 E., 2010/1450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı ve asli müdahil tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava önalıma konu payın iptali ve tesciline ilişkindir Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve asli müdahil vekillince temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere hükmün dayandığı gerekçelere göre satış tarihi ile aslı müdahillik dilekçesi tarihi arasında hak düşürücü süre olan 2 yıllık sürenin dolduğu bu nedenle asli müdahilin davasının süreden reddi gerekirken yazılı şekilde reddi doğru değilse de sonuç itibariyle doğru olduğundan müdahil davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ... vekilinin temyizine gelince:
Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin paydaş olduğu taşınmazda davalıların 20.12.2005 tarihinde toplam 100.000.-TL bedelle pay satın aldıklarını belirterek önalım hakkının tanınmasını istemiştir.Davalılar vekili ise taşınmazın objektif değer artışının belirlenmesi ve önalım hakkının bu değer üzerinden tanınmasını istemiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Olayımıza gelince;önalıma konu payın bulunduğu ... ada ... parselde 202/2400 hissenin ...’a ve 301/2400 hissenin de ...’a toplam 75.000.-TL bedelle satıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının dava dilekçesinde dava değeri olarak 100.000.-tl gösterip bu bedel üzerinden harç yatırması önalım bedelinin bu miktar olduğu anlamına gelmez.Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.Nitekim davacı 20.2.2008 tarihli dilekçesinde gelen resmi satış senedinde satış bedelinin 75.000.-TL olduğunu ,
dava dilekçesindeki dava değerini 75.000.-TL olarak ıslah ettiğini belirterek bu bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasını istemiştir.Öte yandan davalı MK.733 maddesine göre satıştan noter aracılığı ile davacıyı haberdar etmediğinden objektif değer artışı talebinde bulunamaz.Bu nedenle davalının objektif değer artışı talebi doğrultusunda mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişilerce belirlenen bedeli onalım bedeli olarak kabul edip bu bedelin yatırılması için davacıya kesin mehil verilmesi de doğru değildir.Davacı verilen kesin mehil üzerine tapuda gösterilen bedel,harç ve masraflar toplamı 76.225.TL yi mahkeme veznesine 10.2.2009
tarihinde depo etmiştir.Mahkemece, davacı tapuda gösterilen bedel harç ve masraflar toplamını verilen süre içinde depo ettiğine göre önalım hakkının bu bedel üzerinden tanınması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın red edilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/9029, K. 2010/1450, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama