KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/9074 E., 2010/588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan Maliye Hazinesi tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık bir adet taşınmaz ve ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmiş hüküm davalılardan Hazine vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; davacı dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan ağaçların kendisine ait olduğunu iddia etmiş, hükmü temyiz eden davalı davacının bu iddiasını kabul etmiştir.Bu durumda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın davacıya ait olduğu konusunda ittifak sağlandığından, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda muhtesat bedelinin ayrıca belirlenip taşınmaza oranı bulunarak, bulunan bu kısmın davacıya, kalan kısmın ise tapu kaydındaki payları oranında paydaşlara dağıtılması gerekirken infazda tereddüt yaratacak biçimde ağaç bedelinin ağaç sahibine verilmesi şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/9074, K. 2010/588, 26 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama