KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2009/9599 E., 2010/919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; dava konusu taşınmazın üzerinde üç adet bina bulunduğu bu binalardan bilirkişi raporunda A0 ve A1 olarak gösterilen binalarının davalıya A2 olarak gösterilen binanın ise davacılara ait olduğu konusunda herhangi bir çekişme bulunmamaktadır. Bu konuda taraflarca ittifak sağlanmıştır. Nitekim mahkemece yapılan keşif neticesi alınan bilirkişi raporunda da bina ve zemin değerleri ayrı ayrı hesaplanarak binalar yönünden ait oldukları kişi lehine oran kurulmuştur.
Ne varki bilirkişi raporu oran yönünden hatalı olup paylar toplamı 101.3'e tekabül etmektedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2009/9599, K. 2010/919, 2 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama