KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10115 E., 2011/723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir.Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Dava konusu taşınmazda tapu paydaşı olan ..., ..., ..., ... ve ...’in karar tarihinden önce ölmüş olmalarına rağmen mirasçıları davaya dahil edilmeden yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde adı geçen kişilerin veraset belgelerine göre tüm mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra işin esası ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
Kabul şekline göre de, dosyaya getirilen dava konusu taşınmaza ait tapu kaydında pay ve payda oranı birbirini tutmamaktadır. Bu yanlışlığın nereden kaynaklandığı araştırılarak gerekirse tapuda pay düzeltim davası açılması için ilgilisine önel vermek ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10115, K. 2011/723, 27 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama