KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10141 E., 2011/714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
472 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının kiracı olduğunu, 2007 yılı kira parasının 400 TL, 2008 yılı kirasının ise 425 TL olarak kararlaştırıldığını, Ocak 2007 den Aralık 2007 tarihine kadar 4.800 TL ile 2008/1-2. aylar için 425 TL den 850 TL kira borcuna karşılık 2007 Ağustos ayında 3.000 TL ve Kasım ayında 400 TL olmak üzere toplam 3.400 TL ödeme yapıldığını, bakiye 2.250 TL için noterden ihtar çekilmesine rağmen ödenmediğini, arada işleyen 2008/3-4-5-6. ayların kira parası ile birlikte toplam 3.950 TL kira alacağı olduğunu belirterek temerrüt nedeniyle tahliye ve 3.950 TL kira parasının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise, mecurda eski kiracı olup, aylık kira parasının 250 TL olduğunu, kiraları konutta ödemeli olarak posta havalesi ile gönderdiğini, 18.02.2008 tarihinde davacının Finansbank’taki hesabına yatırılmış olan 400 TL kira parasının kendisi tarafından yatırılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamakla birlikte kiracılık ilişkisi çekişmeli değildir. Uyuşmazlık kira miktarı ve ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı 2007 yılı aylık kira parasının 400 TL, 2008 yılı aylık kirasının ise 425 TL olduğundan bahisle ihtarname keşide ederek verilen 30 günlük sürede borcun ödenmediğini belirterek tahliye ve alacak isteminde bulunmuştur.
Davalı ise aylık kira parasının 250 TL olduğunu ve konutta ödemeli posta havalesi ile davacı adına gönderildiğini beyan etmiştir. Mahkemece her ne kadar davacının 2007 yılı kira parasının 400 TL, 2008 yılı kira parasının ise 425 TL olduğuna dair yemin ettiği belirtilerek bu miktarlara göre ödemenin yapılmadığı gerekçesi ile tahliye ve alacağa hükmedilmiş ise de, esasen aylık kira miktarını davacının ispat etmesi gerekir. Bu konulardaki ispat külfeti davacıya düşer.
Mahkemece verilen süre üzerine davacı tarafından “yemin teklif etmeyecekleri” beyan edildikten sonra bu defa davacı tarafa resen yemin teklif edilmesi ve davacının da teklif olunan bu yemini eda etmesi hukuki sonuç doğurmaz. Davacı aylık kira parasının iddia ettiği miktar olduğunu ispat edemediğine göre davalı tarafından beyan edilen 250 TL olduğunun kabulü gerekir.
Dosyaya ibraz edilen posta havalelerinden de davalı tarafından kabul edilmiş olan aylık 250 TL kira parasının her ay konutta ödemeli olarak davacının adına gönderilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Konutta teslimli posta havalesi ile yapılan ödeme nedeniyle temerrütten söz edilemeyeceğinden tahliye isteminin reddi gerekir.
Alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davalı tarafından gönderilen havalelerin halen davacı tarafından alınıp alınmadığının belirlenerek alınmış olması halinde o kısım mahsup edildikten sonra bakiye kalan alacağa hükmetmek gerekirken, yazılı gerekçe ile alacağın tamamına hükmedilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10141, K. 2011/714, 27 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama