KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10203 E., 2011/662 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava beş adet taşınmazın ortaklığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece taşınmazların satılarak ortaklığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar vekilince 889 ve 891 No’lu parseller hakkında verilen hükme yönelik temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMUK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımızda; davaya konu ve satışına karar verilen 889 ve 891 No’lu parsellerin tapu kayıtlarında paydaş ve malik sıfatıyla ismi geçen “... oğlu ...”in davada taraf olmadığı görülmüştür. Adı geçenin davacı ve davalıların ortak miras bırakanı “... oğlu ...” ile aynı kişi olup olmadığı veya tapuda isim tashihi davası açılıp açılmadığı da araştırılmamıştır. Bu nedenlerle taraf teşkili yönünden mahkemece bu husus üzerinde durularak, gerekirse davacıya tapu kaydında isim düzeltilmesi yönünden dava açması için süre ve olanak tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tarafların miras bırakanı ile bağlantısı kurulamayan 889 ve 891 No’lu parsellerin de satışına karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10203, K. 2011/662, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama