KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10221 E., 2011/569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;
1-Davaya konu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın paydaşlarından ...'in baba adı tapu kaydında belirtilmediğinden kimliği tespit edilmemiş ve yapılan adres araştırmasında kendisine ulaşılamamıştır. Böyle bir durumda mal memurlarının kayyım tayin edilmesine dair 3561 sayılı kanun hükümleri dikkate alınarak bu kişi için mahallin en büyük mal memurunun kayyım tayin edilmesi, kayyımın davaya çağrılması ve böylece taraf teşkilinin sağlanması gerekirken bu yön üzerinde durulmadan ilanen tebligat yapılmak suretiyle yargılamaya devam edilmiştir.
2-Davalı ...'e duruşma gün ve saatini bildiren davetiye yeterli araştırma yapılmaksızın ilanen tebliğ edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmıştır. Savunma hakkı ile sıkı sıkıya ilişkili olan adres araştırmasının sınırlı tutulmasının hakkın kısıtlanmasına yol açacağı kuşkusuzdur. O halde mahkemece adı geçen paydaşların adres araştırmasının geniş bir çerçeve içerisinde ele alınması, soruşmasının çok yanlı olarak yapılması, bu çerçevede PTT’den, belediyeden, nüfustan, seçim kurulun’dan, bankalardan, tapudan, vergi dairesinden, askerlik şubesinden (erkek olanlar için) vs. yerlerden etraflıca araştırıldıktan sonra adreslerinin bulunamama durumunda ilanen tebligat yapılması gerekirken sadece tapudan ilçe emniyetten adres araştırması yapılarak ilanen tebligat yoluna gidilmesi yanlış olmuştur.
Bu durumda mahkemece daval ...'in davada temsilini sağlamak üzere 3561 sayılı yasa gereğince davacıya önel verilerek kayyım tayininin sağlanması ve tayin edilecek kayyım huzuruyla davaya devam edilmesi, ilanen tebligat yapılan davalı ...'in adresinin yukarıda açıklandığı şekilde etraflıca araştırılması gerekirken yazılı şekilde taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması hatalı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10221, K. 2011/569, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama