KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10298 E., 2011/1141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6570 Sayılı Yasa kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse, dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır.
6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine dayanması halinde yeni malikin iktisap günü de dahil olmak üzere iktisap tarihinden itibaren bir (1) ay içinde kiralananı satın aldığını ve ihtiyacı olduğunu kiracıya bildirmesi ve yine iktisaptan itibaren iktisap günü dahil altı (6) ayın sonunda dava açması gerekir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür.
Ancak iktisabı izleyen bir ay içerisinde ihtar tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.
6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine göre açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.
Olayımıza gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 1.10.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu işyerini davacının 10.6.2009 tarihinde satın alarak, süresi içinde davalıya ihtiyacını bildiren ve sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin ihtar gönderdiğini belirterek, kiralananın işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliyesini istemiştir. Dava, 6570 sayılı yasanın 7/c ve d maddelerine göre süresinde açılmıştır. Davalı vekili, davacının taşınmazın bir önceki maliki olduğunu, ihtiyacın gerçek ve samimi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş,mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesi ve davalıya gönderilen ihtarda davacının ihtiyacı nedeniyle tahliye isteminde bulunmuş,ancak bu yerde ne iş yapılacağını bildirmemiştir.
Yargılama sırasında davacının emekli olmadığını,ordudan ihraç edildiğini, ancak çevrenin baskısından çekindiği için çevresindeki kişilere ordudan atıldığını söylemeyip, emekli olduğunu söylediğini ve halen sosyal haklarını devam ettirmek amacıyla sigortalı olarak çalışıyor gözüktüğünü,dava konusu yerde kırtasiye dükkanı açmak istediğini, bildirmiştir.
Duruşmada dinlenilen davacı tanıkları,davacının ordudan emekli olduğunu,bu yerde kırtasiye dükkanı açmak istediğini,bu işe ihtiyacının olduğunu beyan etmişlerdir. Deliller toplandıktan sonra mahallinde yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda,dava konusu yerin nitelikleri ve konumu itibariyle kırtasiye dükkanı açmak için uygun olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, her ne kadar davacı tanıklarının davacının emekli olduğunu beyan etmelerine rağmen emekli olmadığı ve davacının halen bir şirkette sigortalı olarak çalışması nedeniyle ihtiyacın gerçek ve zorunlu olduğu kanıtlanamadı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş ise de, bir kimsenin sigortalı olarak bir şirkette çalışması kendi işyerini açmak istemesine engel değildir.
Dosyada bulunan tüm deliller,tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde,davacının ordudan ihraç edildiği,sosyal güvencesinin sağlanabilmesi için halen bir şirkette sigortalı olarak çalıştığı,kendi işyerini açmak istediği,dava konusu yerin davacının açmak istediği kırtasiye dükkanı için uygun ve elverişli olduğu anlaşıldığından davacının ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10298, K. 2011/1141, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama