KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10301 E., 2010/10610 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, alacak nedeni ile davalı borçlular ... ve ... hissesine murisinden intikal edecek bir adet bağımsız bölümdeki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş ,hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizce bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra, davalı bağımsız bölümün satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm bu kez davalılardan ... ve ... tarafından ayrı, ayrı temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda ortaklar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı,taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu 1086 ada 33 parsel sayılı taşınmazda ortak olan davalı ...'ın yargılama sırasında 02.01.2009 tarihinde öldüğü hükümden sonra ibraz edilen nüfus kaydından anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı ...'ın mirasçılık belgesinin ibraz ettirilerek tespit olunacak mirasçılarının davaya dahil edilmesi, kendilerine usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ olunması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10301, K. 2010/10610, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama