KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10302 E., 2010/13453 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ankara 9.İcra Mahkemesi
Karar Metni
624 kelime·3 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsili isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takip konusu asıl alacak 26.411,94 TL 'nin %40'ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline, takipten sonra yapılan ödemelerin icra müdürlüğünce dikkate alınmasına,tahliye talebinin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekili ve davalı borçlu vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre temyiz eden davacı alacaklı vekilinin tüm, davalı borçlu vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı borçlu vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince ;
Takipte ve davada dayanılan ve karara esas alınan 01.01.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı, anılan kira sözleşmesine dayanarak davalı aleyhine 24.03.2010 tarihinde Mart 2010 ayı kira parası 25.554,35 TL, işlemiş faizi 30,00 TL ile sözleşme pulu 857,59 TL olmak üzere toplam 26.441,94 TL'nin tahsiline yönelik olarak Ankara 9. İcra Müdürlüğü’nün 2010 / 4462 sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış, ödeme emri davalıya 25.03.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu, 26.03.2010 tarihinde davacının banka hesabına 25.554,35 TL Mart 2010 ayı kira parasını yatırararak 29.03.2010 tarihinde kira bedelinin ödenmiş olması nedeniyle tüm takibe, faize ve ferilerine itiraz etmiştir.
Ayrıca, takibe konu edilen sözleşme puluna ilişkin 857,59 TL'nın 05.04.2010 tarihinde ve yargılama giderlerine ilişkin 3.770,00 TL' nın da 14.07.2010 tarihinde ödendiği hususu uyuşmazlık konusu değildir.
İcra İflas Yasası’nın 68/son maddesi hükmü gereğince itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı diğer tarafın istemi üzerine % 40’dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir.
Hemen belirtelim ki, icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, borçlunun ilamsız takip yolu ile vaki ödeme emrine karşı itiraz etmiş olması ve alacaklının da itirazın kaldırılması için icra hakimliğine itirazın kaldırılması davası açıp, İcra İflas Yasasının 68.maddesinin 1.fıkrasında açıklanan biçimde "alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını doğuran bir senede yahut resmi dairelerin ve yetkili makamların yetkileri dahilinde usulünce bir makbuz veya belgeye dayandığını" ispat etmesi gerekir.
İcra İflas Yasasının 68.maddesinin son fıkrasında düzenlenen icra inkar tazminatının yasaya konuluş amacı; borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icrada borcunu inkar etmesini önlemektir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.1967 gün ve 1967/4-1344 E. ve 615 K. sayılı ve aynı kurulun 21.03.2001 gün ve 2001/19-266-273 sayılı ilamı) İcra İflas Yasasının sözü ve amacı birlikte değerlendirildiğinde, itirazın kaldırılması isteminin kabulü halinde alacaklı, reddi halinde borçlu lehine, istekleri var ve diğer koşullarda mevcutsa,
iyi yada kötüniyete bakılmaksızın mutlak surette icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Somut olayda, davacı alacaklı tarafından, borçlu-kiracının Mart 2010 ayı kira parasını süresi içinde ödemediği iddia edilmiş davalı ödeme emrinin tebliğinden sonra takibe konu edilen kira parasını ödeyerek kira bedelinin ödendiğinden bahisle ödeme emrine alacağın ferileri yönünden itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı borçlunun borcun aslına itiraz etmeyerek yasal süresi içinde ödediği, davacı tarafından asıl alacağın ferileri yönünden itirazın kaldırılmasının istendiği gözden kaçırılmak suretiyle takibe konu miktarın tamamı üzerinden davalı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10302, K. 2010/13453, 8 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama