KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10809 E., 2010/13084 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... ve davalılar vekili Av. ... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacılar ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına, davacının bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tüm davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu iddia eder, bunu da ispat edemezse tapuda yazılı bedel ile gerçek satış bedeli olduğunu iddia ettiği bedel arasındaki miktar oranında haksız çıkmış sayılacağından kazanılan ve kaydedilen bu oran dahilinde taraflara vekalet ücreti yükletilmesi gerekir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıların müvekkilinin üst hakkı sahibi olduğu 7 ( 2 ) parsel No’lu taşınmazdaki üst haklarını 8.5.2003 tarihinde 180.000 TL satın aldıklarını, ancak tapuda satış bedellerinin önalım hakkının kullanılmasını engellemek için muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini, gerçek satış bedelinin 20.000 TL olduğunu, davacının bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacak gerçek bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek,
davalılar adına kayıtlı üst haklarının iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamaması nedeniyle tapuda gösterilen bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar verilmiştir.
Davanın bu şekilde kabul edilmesi üzerine yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına dava değeri üzerinden, davalılar yararına da bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamayan bölümü üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Her ne kadar dava
konusu edilen üst hakları davalıya toplam 180.000 TL bedelle satılmış ise de bedelde muvazaa iddiasında bulunan davacı dava değerini dava dilekçesinde 20.000 TL olarak göstermiş, yargılamanın başında alınması gereken peşin harcı da bu miktar üzerinden yatırmıştır. Yargılama sırasında mahkemece tapuda gösterilen değer üzerinden peşin harç tamamlattırılmadığından dava değerinin dava dilekçesinde gösterilen miktar olduğunun kabulü gerekir.
Davanın kabulüne karar verilmesi karşısında dava dilekçesinde gösterilen dava değeri üzerinden davacı yararına, bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamayan bölümü olan 160.000 TL üzerinden de davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken sadece davacı lehine 180.000 TL üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmediğinden hükmün vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10809, K. 2010/13084, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama