KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/10844 E., 2010/13797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava önalım nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ve davacı adına tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir.Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir.
Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Davaya konu taşınmazda davacının miras bırakanı Salih Korkmaz 1/3 pay sahibidir. Davacı miras bırakana ait bu paya dayanarak önalım hakkını kullanmıştır. Yukarıdaki esaslar doğrultusunda, mahkemece diğer mirasçıların davaya muvafakati sağlanmış ise de önalıma konu payın tereke adına tescili yerine davacı adına tesciline karar verilmiştir. Miras bırakana ait paya dayalı olarak açılan önalım davasının miras şirketi adına açıldığının kabulü ile önalıma konu payın tereke adına tesciline karar verilmelidir. Mahkemece bu hususa riayet edilmeyerek önalıma konu payın müstakilen davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/10844, K. 2010/13797, 15 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama