KÜNYE
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/1104 E., 2010/5614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık dört adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesi üzerine hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre dava konusu ..., ..., ... parsel no'lu taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava konusu ... parsel no'lu taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi istenilen taşınmazın tapudaki yüz ölçümü fiili duruma uymuyorsa ve hudutlar da sabit değilse görevli mahkemede açılacak dava yoluyla tapu kaydındaki yüzölçümünün düzeltilmesi için taraflara süre verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi gerekir. Şayet dava açılmaz veya açılan dava retle sonuçlanırsa ve tapu miktarı fiili durumdan az ise sabit hudutlardan başlayarak tapu kapsamı taşınmaz üzerinde belirlenip teknik bilirkişiye bu doğrultuda kroki düzenlettirilerek, krokide belirlenen yer hakkında karar verilir. Eğer tapu miktarı fiili durumdan daha fazla ise davanın reddedilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu ... no'lu parsel tapu kaydında 15570 m2 olarak gözükmesine rağmen temyiz dilekçesine ekli tespit raporundaki fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda bu parselin yüzölçümünün 34231,10 m2 olduğu, tespit edilmiştir. Bu durumda yukarıdaki esaslar doğrultusunda davacıya tapu kaydındaki yüzölçümünün fiili duruma göre düzeltilmesi için önel verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/1104, K. 2010/5614, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama