KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11049 E., 2010/13070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı ve asli müdahiller adına tapuya tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı müdahiller adına eşit hisse verilmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalının mirasçılarından ...vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dosya içerisinde bulunan karardan anlaşıldığı üzere dava dilekçesinde müvekkilinin 2102 parselde paydaş olup davalı ...'ın 5/10 payı...dan satın aldığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiş, müdahiller ... vekili dava konusu parselde müvekkilerinin de payı bulunduğu belirterek davalı payının iptali ve müvekkileri adına tescilini istemiş, davalı vekili davanın süresinde açılmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir.Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 gün 3/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.Muvafakat duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir.
Bu yolda ortakların tümünün muvafakatı sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640.maddesi hükmü uyarınca miras bırakanın terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı biter davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.
Olayımıza gelince; müdahiller ...'un dava konusu taşınmazda kendi adlarına kayıtlı bağımsız payı bulunmamaktadır. Miras bırakanları ...'nın payına dayanarak davaya müdahil olmuşlardır. Müdahillerden ...2.2.1995, ...
30.3.2004, ...ise 17.4.2007 tarihinde ölmüş olup, bu durumda mahkemece, müdahillerin dayandığı pay elbirliği halinde mülkiyete konu olduğundan yukarıda açıklanan esaslara göre müdahiller dışındaki mirasçılar ile öldükleri anlaşılan müdahillerin mirasçılarının davaya muvafakatlarının sağlanması, bu mümkün olmadığı takdirde müdahillerin mirasçılarına terekeye temsilcisi atanması için süre verilmesi, davanın tayin edilecek temsilci vasıtası ile yürütülmesi ve ondan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11049, K. 2010/13070, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama