KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11183 E., 2011/1207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Ankara 14. İcra Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı kiracı ... ve müteselsil kefil ... hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalıların itiraz etmesi üzerine davacı İcra Mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kaldırılmasına, tahliyeye, asıl alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine karar davalı borçlular tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve kararın dayandığı gerekçelere göre davalı kiracı ....'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalılardan müteselsil kefil ...'nin temyizine gelince; davacı alacaklı 21.12.2009 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde aylık 310 TL'den Eylül 2008-Şubat 2009 kira dönemi ve aylık 387.50 TL'den Mart 2009-Şubat 2010 kira parası toplamı 6510 TL kira parasının tahsilini istemiştir.
Takibe dayanak yapılan ve taraflar arasında ihtilaflı bulunmayan 13.3.2008 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesinde aylık kiranın 310 TL olacağı ve her ayın onbeşine kadar ödeneceği kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesinin 4. maddesinde aynı dönemde kira parasının iki ay ödenmemesi durumunda dönem sonuna kadar olan kiraların muaccel olacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı alacaklının dayandığı 13.3.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bir yıl süreli olup müteselsil kefilin sorumluluğu bu süre ile sınırlıdır. Davalı müteselsil kefil ... 13.3.2008-13.3.2009 dönemi kira parasından sorumlu olacağından mahkemece bu dönem kira parası ile sınırlı olarak itirazın kaldırılmasına, takibin devamına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11183, K. 2011/1207, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama