KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11251 E., 2011/1007 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı-davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle payın iptali ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçeye göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının, müvekkilinin paydaşı olduğu 1633 parsel nolu taşınmazdan 12.1.2010 tarihinde 110/910 hisse satın aldığını, tapuda satış bedelinin 8.300.-TL gösterilmesine rağmen gerçek satış bedelinin 3.750.-TL olduğunu belirterek bu bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini bildirmiştir. Davalı vekili taşınmazın fiilen taksim edildiğini, davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini ve davanın reddini savunmuştur. Mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle davanın görev nedeniyle reddine karar verilmiştir.
25.04.1945 gün ve 21/7-9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince; görevsizlik kararı veren mahkeme vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden de bir karar vermelidir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesinde; “…görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine delillerin toplanmasına ilişkin ara kararın gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda,tarifede yazılı ücretin yarısına,karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Şu kadar Ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısım ikinci bölümde yazılı miktarı geçemeyeceği…” düzenlenmiştir.
Davalı vekili duruşmaya katılmış ve cevap dilekçesi ile birlikte vekaletname de dosyaya sunulduğuna göre davalının kendisini vekille temsil ettirdiğinin kabulü ile tarifenin 7.maddesi doğrultusunda davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11251, K. 2011/1007, 1 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama