KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11415 E., 2011/1045 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
261 kelime·1 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığn giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi üzerine hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın(ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK.nun 569.maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davacının, dava konusu edilen 309 parsel sayılı taşınmazdaki payını 14.05.2009 tarihinde ...'na sattığı dosyada bulunan tapu kaydından anlaşılmaktadır.Dava, yeni malik tarafından takip edilmiştir. Ne var ki davalı da yargılama aşamasında payını dava dışı üçüncü kişilere satmış olup taşınmazda payı kalmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının davasını payı satın alan kişilere yöneltmediği anlaşıldığından taşınmazda payı kalmayan davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11415, K. 2011/1045, 2 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama