KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11435 E., 2011/2010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Amasya İcra Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklının, davalı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı olarak tahliye talepli başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine davacının icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece davalı ...’nın tahliyesine, davalı şirket hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, karar davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi yaptıklarını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasını istemiştir. Davalı davacıların tahliye taahhüdünün tarafı olmadıklarından davanın reddini savunmuştur.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere, delillerin mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının davacının sözleşmenin tarafı olmadığına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Taahhüt nedenine dayalı tahliye davasının mutlaka kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malikin dava hakkı yoktur. Ancak yeni malik önceki malikin ve kiralayanın halefi olarak eski malik zamanında verilmiş tahliye taahhüdüne dayanarak dava açabilir.
Taahhüt nedeniyle açılacak tahliye davasının taahhüt edilen tarihi izleyen bir (1) ay içinde açılması veya bu süre içinde taahhüde dayalı olarak icra takibi yapılmış olması gerekir. Daha önce kiracıya bildirilen tahliye iradesinin süre koruyucu niteliği yoktur. Ancak yapılan icra takibi süreyi koruyacağından bir ay geçtikten sonra da dava açılabilir.
Olayımıza gelince; davacılar ile davalı şirket arasında 20.3.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli imzalanan kira sözleşmesi ile bu sözleşmeden sonra davalı şirket ile davalı ... arasında imzalanan 7.10.2009 başlangıç ve 20.3.2010 bitiş tarihli alt kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacılar, davalı ... ile imzalanan alt kira sözleşmesini onay veren sıfatı ile imzalamışlardır.
Davacıların alt kira sözleşmesine onay vermeleri onları sözleşmenin tarafı haline getirmez. Bu durumda davalı ... ile davalı şirket arasında imzalanan alt kira sözleşmesinin tarafı olmayan davacıların dava hakkı bulunmamaktadır. Mahkemece davanın davalı ... yönünden de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11435, K. 2011/2010, 24 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama