KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11465 E., 2011/1420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir.
Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur.
Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir. Olayımıza gelince;
Ortaklığın giderilmesi istenilen 802 ada 9 parsel üzerindeki 4 katlı binanın davalı tarafından yapıldığı konusunda taraflar arasında ittifak bulunmaktadır. Her ne kadar sözkonusu bina imara uygun olmayıp ruhsatsız inşa edilmiş ise de fiilen taşınmaz üzerinde mevcut olup, bilirkişi tarafından binanın değeri hesaplanmıştır. Bu durumda binanın taşınmazın değerini arttırdığı, taşınmazın toplam değerine olumlu yönde bir katkı sağladığı açıktır.Mahkemece yukarıda belirtilen esaslar ve bina değeri dikkate alınarak oran kurulup, belirlenecek bu oranlara göre satış bedelinin taraflara paylaştırılmasına karar vermek gerekirken binanın enkaz bedeli dikkate alınarak yanlış oran kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11465, K. 2011/1420, 15 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama