KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2010/11603 E., 2011/1879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı-davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 3.000,00 TL kira parasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine, kira alacağına ilişkin davanın kısmen kabulü ile 5,00 TL asıl alacak ve 14,82 TL işlemiş faiz olmak üzere 19,82 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve Borçlar Kanununun 85 ve 86.maddelerine göre yapılan ödemenin takibat yapılan veya takip yapılmamışsa önce muaccel olan borca mahsup edilmesinin gerekmesine göre temyiz eden davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 23.11.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu sözleşmeye dayanarak 02.09.2009 keşide 03.09.2009 tebliğ tarihli ihtarname ile Haziran, Temmuz ve Ağustos 2009 ayları aylık 1.000,00 TL 'den toplam 3.000,00 TL kira parasının 30 gün içinde ödenmesini aksi halde kiralananın tahliyesi ve alacağın tahsilinin isteneceğini ihtar etmiştir.
Yasal süre içinde kira parasının tamamının ödenmemesi üzerine 16.10.2009 tarihinde işbu dava açılmıştır.Davalı, hangi aylara ilişkin olduğunu belirtmeksizin davacının banka hesabına 03.06.2009 tarihinde 995,00 TL,01.10.2009 tarihinde 1.000,00 TL ve 15.12.2009 tarihinde 1.000,00 TL yatırmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 423. maddesinin 6. bendi gereği vekalet ücreti yargılama giderlerinden olup 416 ve 417. maddeleri gereğince davada haklı çıkan taraf kendini vekil ile temsil ettirmiş ise kural olarak vekalet ücreti diğer yargılama giderleri gibi haksız çıkan taraftan alınarak haklı çıkan tarafa verilir.
Öte yandan kural olarak bir davada asıl talebin konusuz hale gelmesi durumunda dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, bunun fer'i (yan) niteliğindeki diğer talepler hakkında yargılamaya devam edilerek, bunlar hakkında da bir karar verilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, davanın konusuz kalması halinde mahkemenin yargılamaya devam ederek, davanın açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit edip, o tarafı yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahkum etmesi gerekir.Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler gereğince, davalının yaptığı ödemeler de gözetilrek davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde yargılamada kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2010/11603, K. 2011/1879, 23 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama